Türkan Saylan'ı binlerce seveni uğurladı

ÇYDD Genel Başkanı Prof. Saylan, bugün son yolculuğuna uğurlandı. Lütfi Kırdar'da başlayan vedalaşma, insan selinin yaşandığı Teşvikiye Camii'ndeki cenaze namazıyla devam etti. Saylan, onbinlerin katıldığı ve 2 saat süren yürüyüşün ardından Zincirlikuyu Mezarlığı'na defnedildi.
İSTANBUL - Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) Başkanı Prof. Dr. Türkan Saylan, son yolculuğuna uğurlandı.
İlk olarak Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı'nda bir tören yapılırken, cenaze namazı Teşvikiye Camii'nde kılındı ve Saylan'ın naaşı Zincirlikuyu Mezarlığı'na defnedildi.
Saylan'ın kabrinin yanında Türk bayrağı açılırken, mezarın başındaki ''19 Mayıs'ta bir Saylan öldü, binlerce bire bin veren Türkanlar vatanında doğacaktır'' yazılı pankart açıldı. Cenazenin defnedilmesi sırasında Saylan'ın ailesi, sevenleri ve bazı vatandaşların gözyaşlarını tutamadıkları görüldü.
ONBİNLER UĞURLADI
Onbinlerce kişi Prof. Saylan'ı son yolculuğunda yalnız bırakmadı. Vefatının ardından Saylan'ın sevenleri sabah erken saatlerden itibaren İstanbul'a gelmeye başladı. Gelenlerin arasında Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği'nin şehir dışındaki şubelerinden üyeler de vardı.
Lütfi Kırdar Kongre Sarayı'ndaki törene saatler kala salon tamamen doldu, salonun çevresinde de yüzlerce insan göze çarptı.
Yargıtay Onursal Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu, CHP'li Kemal Kılıçdaroğlu, gazeteci Uğur Dündar, DİSK Başkanı Süleyman Çelebi ve eski MGK Genel Sekreteri emekli Orgeneral Orgeneral Tuncer Kılınç gibi isimler salona girdiğinde alkışlar yükseldi.
Saylan'ın cenazesi saat 14.00'te, Lütfi Kırdar Kongre Sarayı'na alkışlar arasında getirildi. Türk bayrağına sarılı tabutun yanına, Saylan'ın bir resmi konulurken, çevresi de çiçeklerle süslendi. Salonda bulunanlardan birçok kişi gözyaşlarını tutamadı, salonda 'Türkiye laiktir, laik kalacak' sloganları yükseldi.
Törenin açılış konuşmasını ÇYDD Yönetim Kurulu Üyesi Gülsüm Kaya yaptı. Kaya'nın konuşmasında Atatürk ve Türkan Saylan'ın isimlerinin birlikte geçmesi alkışlarla karşılandı.
Açılış konuşmasının ardından saygı duruşunda bulunuldu ve İstiklal Marşı okundu.
Törene Saylan'ın hayatının kilometre taşlarını anlatan sinevizyon gösterisiyle devam edildi.
ÇELİKEL: ÇYDD ULUSAL MİRASIMIZDIR
ÇYDD Genel Başkan Yardımcısı ve eski Adalet Bakanı Aysel Çelikel, törende yaptığı konuşmada şunları söyledi:
"Sevgili dostum, idael arkadaşım Türkan Saylan’ın arkasından konuşmak zor. Hak etmediği, acımasızca suçlandığı anlayışın sürdürüldüğü, ona yapılan hukuksuzlukların ardından insanın kendini suçlu hissetmemesi çok zor.
Neler yaptı, ne ile suçlandı... Laiklik ve cumhuriyet kazanımlarının ortak paydamız olduğunu savunması... Bu mu darbecilik?
Kız çocuklarının çağdaş eğitime kavuşturulması... Bu mu darbecilik?
Ülkenin bölünmez bütünlüğünün savunulması... Bu mu darbecilik?
Demokrasi ve insanla haklarını savunmak... Bu mu darbecilik?
Hukukun üstünlüğü ve yargı bağımsızlığının savunulması... Bu mu darbecilik?
Laik eğitim sitemini savunmak mı, düşünce özgürlüğü ve basın özgürlüğünü savunmak mı darbecilik?.. Eğer bütün bunlar darbecilikse, hepimiz darbeciyiz.
Türkan Saylan ender rastlanan bir kişiliğe sahip, bir cumhuriyet kadınıdır. Onunla birlikte çalışan herkes ondan çok şey öğrendi.
İnsan, toplum ve yurt sevgisi ile başardı. Çok çalışmak, hızlı çalışmak... Tüm zamanını insanlara hzmet ve yardım için çalışmak. Son ana kadar mücadele ve azimle yaşamak...
Sevgili Türkan Saylan, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği, millete mal olmuş, ulusal mirasımızıdır. Ülkemizin çağdaşlaşması için yakılan meşaleyi söndürmeyeceğiz. Söndürülmesine izin vermeyeceğiz.
Türkan Saylan’ı teşekkürlerimizle, alkışlarımızla, sevgilerimizle, ona yapılanlardan utanç duyarak ve özür dileyerek uğurluyoruz. Güler yüzüyle o, anılarımızdan, yüreklerimizden silinmeyecektir."
GENÇ KIZLARA MEKTUBU
Törende Türkan Saylan'ın genç kızlara yazdığı mektubu da okundu. Saylan mektubunda Türk kızlarına şöyle seslenmişti:
"Sen, sevgili kızım;
artık 'Neden kız doğmuşum?' demeyi bırak ve olabileceğinin en iyisi olmaya hedeflen.
Ailen seni iyiye, daha iyi bir yaşama yönlendirememişse, ananın yazgısı senin yazgın gibi yorumlanmışsa, karşına bir yönder olarak kesinlikle bir öğretmenin, çağdaş, yol gösterici, ufuk açıcı bir büyüğün çıkacaktır.
Onu yüreğinle ve aklınla dinle. İşte o, senin koşullarında iken kabuğunu bir şekilde kıran ve sonra da sizlerin yolunu açmayı öz görev bilen bir benzerinizdir. O bunu yapabilmiş, zincirlerini kırabilmişse; sevgili kızlar ne yapıp ne edip okumalısınız. Önce siz buna karar verin sonra bu hedef için savaşmaya başlayın. Bu yolu hazırlayınca neye yetenek ve olanağınız olduğunu araştırın."
Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu törende yaptığı konuşmada, Saylan’ın insan hakları alanında yaptığı çalışmaları öne çıkaran bir konuşma yaptı:
“Sevgili Türkan Hanım; ben şimdi sizin insan hakları savunucusu özelliğiniz hakkında birkaç örnek vermek istiyorum. Çünkü sizin eğitim alanındaki çok yönlü çalışmalarınız topluma mal oldu. Ama insan hakları savunuculuğunuz öne çıkmadı. Bunu biraz anlatırsak, toplum önünde size yapılan saldırıları daha iyi anlayabiliriz.
Siz birçok insan hakları projesi geliştirdiniz. Emniyet mensuplarının insan hakları eğitimi projesi ve kahvehanede insan hakları eğitimi gibi özgün programlara imza attınız. Kamu görevlilerine verilen insan hakları eğitimine öncülük ettiniz.
İnsan hakları faaliyetleri, Başbakanlık İnsan Hakları Kurulu’na taşıdığınız dönemde daha iyi ortaya çıktı. Bu kurulun en aktif, en müdahil, ilerletmek için en çok çalışan üyesi oldunuz. Kah bir doğu ilinde yurt açılışından geldiniz, kah kemoterapiden çıkıp geldiniz. Bütün kurul toplantılarında aramızda oldunuz. Ama bununla yetinmediniz, 'İnsan hakları kurulunda konu mankeni olmak istemiyoruz' dediniz. Görüşleriniz dikkate alınmayınca açıkça meydan okudunuz.
HASTA YATAĞINIZA ATA’DAN EL YAZMASI ANAYASA GETİRDİM
13 Nisan günü sizin hakkınız ağır bir biçimde ihlal edilince, 20 yıllık ajandalarınızı ben size getiremedim. Ama Atatürk’ün el yazması anayasa projesini, hasta yatağınıza getirdim, çünkü ona polis el koymuştu, çünkü onu siz istemiştiniz.
Sevgili Hocam, siz insan haklarının hukuk yoluyla ilerletilebileceğine içten inandınız. Hafta sonları üniversite öğrencileriyle hukuk toplantıları yaptınız. Hukuk toplumunu o kadar içselleştirdiniz ki bunu, hukukçulardan daha çok dile getirdiniz.
DİNCİ YOBAZLARIN, IRKÇI FAŞİSTLERİN KAMPANYALARININ NEDENİ..
Heklimlik formasyonunuzu, aydınlık kişiliğinizi ve sınır tanımayan yeteneğinizi demokratik ve laik Cumhuriyet için seferber ettiniz. Dinci yobazların, ırkçı faşistlerin çoktandır yürüttüğü iftira kampanyalarının nedeni budur. Keşke bunlar, devletin derin ve saydam gövdesi altında yürütülmüş olmasaydı. Nur içinde yatın Sevgili Hocam.”
ÇYDD'den burs alan Boğaziçi Üniversitesi öğrencisi Pelin Bardakçı da yaptığı konuşmada, Türkan Saylan'ın inancı, kararlılığı ve bitmek tükenmek bilmeyen enerjisi ile kendisi için her zaman örnek bir insan olduğunu belirtti.
Bardakçı, ''Öyle ki üniversiteyi kazandığım yıl onunla tanışmam yoluma kararlılıkla devam etmemi sağladı. Üniversite hayatım boyunca devam eden bu hırs yoluma ışık tutmuş daha iyi, daha özgür daha güzel şeylerin mümkün olabileceğini göstermiştir. Türkan hocama her zaman minnettar olacağım ve hatırası önünde içimde her zaman ondan bir parça taşıyacağıma, çalışkan, sorunlara çözüm getiren, daima ileriye bakan, ona layık bir insan olacağıma söz veriyorum'' diye konuştu.
Bursiyer Volkan Düzenli ise Türkan Saylan'ı kaybetmenin acısını yüreğinin derinliklerinde hissettiğini kaydetti. Türkan Saylan'ın sevenlerine iki büyük öğüt ve miras bıraktığını ifade eden Düzenli, ''Öğütlerden biri; 'dününü bilmeyen bugünü tayin edemez' sözünden yola çıkarak, tarihini dününü bilen gençler olmamızı, ikinci öğüdü ise; dünyaya yabancı kalmamak adına ğrenebildiğimiz kadar dil öğrenmemizdi. Türkan Hocamız bu iki temel öğüdünde, ancak ve ancak okuyarak ve çok çalışarak tutulabileceğini sözlerine eklerdi. Hocamızın mirası, yurdumuzda eğitim görmemiş kızlar ve erkekler bırakmaması, çağdaş topluma çağdaş insanlar yetiştirerek ulaşmaktır'' şeklinde konuştu.
Daha sonra cenaze törenine katılanlar, salonda Türk Bayrağı'na sarılı Saylan'ın tabutu üzerine özellikle çok sevdiği papatya ile diğer çiçeklerden bıraktılar.
Cenaze törenine, Türkan Saylan'ın oğlu Çınar Saylan ile torunları Timur ve Tamer Saylan'ın yanı sıra, CHP Genel Başkan Yardımcıları Onur Öymen ve Bihlun Tamaylıgil, CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu, DSP Genel Başkanı Mahsun Türker, DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi, Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül'ün de aralarında bulunduğu, bazı parti, sivil toplum örgütü, sendika yöneticileri ile ÇYDD üyeleri ve öğrenciler katıldı.
Lütfi Kırdar'daki tören, Saylan'ın naaşının önünden saygı yürüşüyle sona erdi.