Genelkurmay, yargıya gidiyor
Genelkurmay Başkanlığı, Org. İlker Başbuğ ile Anayasa Mahkemesi Başkanvekili Osman Paksüt’ün gizlice görüştüğüne yönelik yorumları “maksatlı ve seviyesiz bir karalama kampanyası” olarak nitelendirdi. Genelkurmay, yargıya başvuracağını duyurdu.

ANKARA - Genelkurmay Başkanlığı, Anayasa Mahkemesi Başkanvekili Osman Paksüt ile Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral İlker Başbuğ’un gizlice görüştüğüne yönelik çıkan haberlerle ilgili internet sitesinde yazılı bir açıklama yaptı.
Açıklamada şunlar kaydedildi: “Geçmişte olduğu gibi, bir süredir bazı basın ve yayın organlarında ve kaynakları meçhul İnternet sitelerinde, Türk Silahlı Kuvvetlerine ve onun ömürlerini vatana ve millete adamış komutanlarına karşı maksatlı ve seviyesiz bir karalama kampanyasının başlatıldığı derin bir üzüntü ile izlenmektedir.
Bu kampanya kapsamında, komutanların medeni dostluk ilişkileri çerçevesindeki görüşmeleri, kamuoyuna gizli ve amaçlı buluşmalar gibi sunulmaktadır. Açıklanması suç teşkil eden kişisel sağlık bilgileri, yasal olmayan yollarla elde edilerek gazete manşetlerine taşınmaktadır. Hiç bir izan ve insaf ölçüsüne sığmayacak kadar bayağı ve saldırgan olan bu örnekleri çoğaltmak mümkündür.
Ayrıca, bu maksatlı haberlerle bağlantılı yorumlarda, olağan bir görüşme; ‘Asla suça bulaşmaması gerektiği halde suça bulaşmış iki kurumun iki önemli mensubu gizlice (!) buluşuyorlar’ şeklinde verilmekte ve ‘Haber kaynaklarımız Genelkurmay’ın içinden’ denilerek etik olmayan yollara başvurulmaktadır.
Şüphesiz, bu tür yaklaşımlara karşılık yasal yollara başvurulacaktır. Bu kişiler ve kurumlar; işlerine geldiğinde yargıyı öven, işlerine geldiğinde yargıya saldıran kişi ve kurumlar olup, Türk Silahlı Kuvvetlerine ve onun mensuplarına yaptıkları saldırıların hesabını yine yargı önünde vereceklerdir. Türk Silahlı Kuvvetleri, bu tür saldırılara karşı mücadele azmini yasalardan ve yüce Türk milletinin sağduyu ve güveninden almaktadır. Türk ulusuna saygıyla duyurulur.”
Paksüt karargahtaki görüşmeyi neden gizledi?
Org. Başbuğ’un Anayasa Mahkemesi Başkanvekili ile görüşmesinin yankısı sürerken, Hürriyet gazetesi Ankara Temsilcisi Berberoğlu haberi kendilerinin de duyduğunu, ancak Taraf’ta çıkınca doğrulayan Paksüt’ün, o gün “kesin bir dille yalanladığını” yazdı.
İSTANBUL - Anayasa Mahkemesi’nin başörtüsüyle üniversiteye girişe imkan tanıyan anayasa değişikliği kararının iptal etmesinin ardından başlayan tartışmalar ve iddialar sürüyor. Anayasa Mahkemesi’nin “367” kararından önce Genelkurmay’dan mahkeme üyelerine “İptal etmezseniz darbe olur” baskısı yapıldığı iddia edilmişti. Haberi Taraf gazetesi yazmış, çok sayıda gazeteci de kendi kaynaklarından haberin ayrıntılarını duyurmuş, Anayasa Mahkemesi eski başkanı Tülay Tuğcu ise 10 gün sonra “Demek ki doğruymuş” manşeti üzerine, yalanlamıştı. Taraf gazetesi bu kez de, türban davasının açılmasından sonra, AK Parti’ye kapatma davası açılmasından önce, Anayasa Mahkemesi Başkanvekili Ali Osman Paksüt’ün Kara Kuvvetleri Komutanlığı’na giderek Org. İlker Başbuğ ile 1 saat 15 dakika görüştüğünü ortaya attı.
Habere göre, Paksüt gitmeden komutanlık katı boşaltılmış, güvenlik kameraları karartılmıştı. Bir süre önce “izlendiği” açıklaması olay yaratan Paksüt, Başbuğ ile 3 kez görüştüğünü açıklarken, “İzleniyorum” diyerek kendini savundu. İlk görüşmenin, göreve başlaması nedeniyle kutlama amaçlı olduğunu, ikinci ziyarette ne görüştüğünü hatırlayamadığını söyleyen Paksüt, üçüncü görüşmenin ise Kuzey Irak’a sınırötesi harekattan sonra olduğunu, eski Bağdat Büyükelçisi olması nedeniyle bölgedeki deneyimlerini aktardığını anlattı; bu tarihte türban davası açılmış olsa da konuşmadıklarını belirtti, AK Parti davasının ise açılmamış olduğunun altını çizdiğini kaydetti.
Taraf gazetesi, ertesi gün, “Kaynağımız Genelkurmay’dan” açıklamasıyla, haberin arkasında durduğunu duyurdu. Genelkurmay Başkanlığı, bu açıklama üzerine, yasal yollara başvuracağını bildirdi.
HÜRRİYET ANKARA TEMSİLCİSİ: NEDEN PAKSÜT?
Hürriyet gazetesi Ankara Temsilcisi Enis Berberoğlu, bugünkü köşe yazısında, Paksüt’ün Başbuğ’la görüştüğünü kendilerinin de duyduğunu, iki kez sordukları Paksüt’ün kesin dille yalanladığını, oysa basın toplantısında doğruladığını yazdı. Berberoğlu, Paksüt’ün “her kesime yakın ve irtibatlı” olduğuna da dikkat çekerek, “İzleniyorum” iddiasına inanmanın güç olduğunu vurguladı. Berberoğlu’nun yazısı şöyle:
“Paksüt’ün Kara Kuvvetleri Komutanı İlker Başbuğ Paşa ile görüşmesi manşete çıkıyor.
Anayasa Mahkemesi Başkan Vekili Osman Paksüt, bu haber üzerine kendisini, “İzleniyorum” diye savunuyor... Yani türban ve AKP kapatma davasıyla ilgili çizgisinden ve oyundan ötürü kamuoyu nezdinde karalandığı imasında bulunuyor. Haklı mı, belki!
Ama gelin her iki davanın seyrine bakalım... AKP iddianamesi 11-0 geçiyor... Türban davası 9-2 sonuçlanıyor. Yani Paksüt kararında yalnız değil, aksine kahir çoğunluğun sesi.
Neden sadece Osman Paksüt hedef alınsın ki?
Osman Paksüt, Anayasa Mahkemesi’ne seçilmeden önce Dışişleri’nde Büyükelçiliğe (Bağdat) kadar yükselmiş bir diplomattı... Zaten İlker Paşa ile yakınlığı Brüksel’de başladı.
HER KESİMLE İRTİBATLI... İNANMAK GÜÇ
Ama Paksüt’ü, sadece asker dostu saymak yanlış... Örneğin AKP’li Egemen Bağış ile ailece görüştüklerini biliyorum. Abdullah Gül ve eşinin yurtdışında evinde konakladıkları da...
Dahası Osman Paksüt’ün eşi Ferda Paksüt Hanımefendi, mart ayı başında kadar Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin dış ilişkilerini yürüten şirketi Anket AŞ’nin yönetimindeydi.
Kapatma davası açılınca bizzat Melih Gökçek’e istifasını verdi. Gökçek, “Göreve gelmenizi nasıl sevinçle karşıladıysam, ayrılmanıza da saygı duyuyorum” diyerek istifayı kabul etti.
Ferda Paksüt, Anket AŞ’nin yöneticisi sıfatıyla belediyenin Lefkoşa’da düzenlediği Kıbrıs Günleri gezisine de katıldı... 20-24 Mart tarihli bu gezinin harcamalarını kendisi karşıladı.
Özetle, Paksüt çifti her kesimden isimlerle yakın ve irtibatlı.
İlişkileri nedeniyle hedef alındıklarına inanmak da güç!
İKİ KEZ SORDUK, KESİN DİLLE YALANLADI
Kalıyor geriye iletişim sorunu... Mesela Başbuğ görüşmesini Hürriyet olarak biz de duyduk ve önceki gece Paksüt’e iki kez sorduk, kesin dille yalanladı.
Merak ettim, neden kendisini arayan muhabire, “Paşa benim yakın dostumdur, hep görüşürüm, ne gariplik var bunda?” diyemedi de ertesi günkü imalı haberlere geçit verdi acaba?
Yargıçların kararlarıyla konuşmaları esastır. Ama daha önemlisi, tam doğruyu söylemeleridir.”