Turkish News Agency - TNA - THA

Turkish News - Türk Haber Ajansı - Haberler

Wednesday, 01.20.2021, 01:40 PM (GMT)

News - Haberler

Rekabet Kurumu 17 teşebbüs ve bir dernek hakkında soruşturma açtı

Rekabet Kurumu 17 teşebbüs ve bir dernek hakkında soruşturma açtı Rekabet Kurumu, Mersin ili Bozyazı ve Anamur ilçeleri sınırları içerisinde muz toptan ticareti ile iştigal eden 17 teşebbüs ve bir dernek hakkında soruşturma açtı. /Archive/2021/1/20/122724673-rekabet-kurumu.jpgRekabet Kurumu soruşturma hakkında şu bilgileri paylaştı: Mersin ili Bozyazı ve Anamur ilçeleri sınırları içerisinde muz toptan ticareti ile iştigal eden teşebbüslerin 4054 sayılı Kanun’u ihlal edip etmediklerinin tespiti amacıyla resen yürütülen önaraştırma Rekabet Kurulunca karara bağlandı. Önaraştırmada elde edilen bilgi, belge ve yapılan tespitleri 17.12.2020 tarihli toplantısında müzakere eden Rekabet Kurulu, bulguları ciddi ve yeterli bularak; 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal edip etmediklerinin tespitine yönelik olarak; 1.    Bozyazı Komisyoncular Derneği2.    Ahmet Gilik Gilikler Yaş Meyve ve Sebze Ticareti3.    Ahmet Koçluk Kuzu Komisyon Evi4.    Aydul Tarım Ürn. İnş. Gıda Nak. Pet. Ürn. San. ve Tic. Ltd. Şti.5.    Ayyıldız Gıda Tarım Ürünleri İnşaat Malzemeleri Taşımacılık Mobilya Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi6.    Deniz Turizm Ve Otelcilik Anonim Şirketi7.    Doğan Tarım Ürünleri Nakliyat ve Otomotiv Sanayi Ticaret Limited Şirketi8.    Fehmi Çiçek Komisyon Evi9.    Halil Ulutaş-Akışlar Yaş Sebze Meyve Ticareti10.    Karaoğlu Hırdavat Tarım Ürünleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi11.    Osman Özdeniz Özdeniz Tarım Ürünleri12.    Osman Yılmaztürk-Yılmaztürkler Sarartma13.    Sedat Güğül-Güğül Komisyon Evi14.    Seracettin Akı Bizim Yaş Meyve ve Sebze Ticareti15.    Süleyman Özdeniz Özdenizler Komisyon16.    Süleyman Tok Sebze Ve Meyve Ticareti17.    Şahin Yağlı Tohumlar Tarım ve Zirai Ürünler Paz. İnş. Tur. Tic. ve San. Ltd. Şti.18.    Tamer Doğan Doğan Kardeşler Yaş Sebze ve Meyve Ticaretihakkında soruşturma açılmasına, 20-54/755-M sayı ile karar verdi. cumhuriyet.com.tr

Kılıçdaroğlu: Bir sanat insanıkalkıp,‘Arkadaşbizden kestiğiniz bu paralarınereye harcadınız’diye niye sormuyor?

Türkçe Haberler En Son Başlıklar Kılıçdaroğlu: Bir sanat insanı kalkıp, ‘Arkadaş bizden kestiğiniz bu paraları nereye harcadınız’ diye niye sormuyor? CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, koronavirüs nedeniyle 10 aydır çalışamayan sanatçılarla bir araya geldi. Kılıçdaroğlu, fonu anımsatarak, “Sizin yaptığınız sanat eserlerinden kesilen ve Kültür Bakanlığı’na aktarılan bir para. Bu paraya ne oldu? Bir sanat insanı kalkıp, ‘Arkadaş bizden kestiğiniz bu paraları nereye harcadınız’ diye niye sormuyor” dedi. CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, koronavirüs salgını sürecinde çalıştıkları mekanların kapanması nedeniyle işsiz kalan İstanbul'daki müzisyenlerle bir araya geldi. Müzisyenler, çalışamadıkları için kira, doğalgaz, su gibi ihtiyaçlarını ödeyemediklerini dile getirdiler. Müzisyenlere, kendilerini eğlence sektörü olarak tanımlamamaları gerektiğini vurgulayan Kılıçdaroğlu, “Siz sanatçısınız. Sanatçının aykırı bir yönü vardır, doğrudur. Sanatçı geleceği gören, ufku çizen kişidir. Sanatını icra eder. Zaman zaman medyada eğlence sektörü şöyle, böyle… Kendinizi onun tamamen dışında tutun. İster sanatını sokakta, sinemada, düğün salonunda icra edin ama siz her alanda siz sanatınızı icra ediyorsunuz” dedi.Anayasa’nın 64’üncü maddesine atıfta bulunan Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:“Sanatın ve sanatçının korunması. Devlet, sanat faaliyetlerini ve sanatçıyı korur. Sanat eserlerinin ve sanatçının korunmasını değerlendirilmesi, desteklenmesi ve sanat sevgisinin yayılması için gerekli tedbirleri alır.’ Alabilir değil, alır. Buna hukukta emredici hüküm denir. Devlet, ben almam, alabilirim diyemez. Almaz, sanatçıyı korumak zorunda.” Kılıçdaroğlu, fonu anımsatarak şöyle devam etti:“Bir fonunuz var. Sizin eserlerinden ötürü o fona, Kültür Bakanlığı’na para gidiyor. 2017 yılı rakamı 320 milyon TL. Sizin yaptığınız sanat eserlerinden kesilen ve Kültür Bakanlığı’na aktarılan bir para. Paranın ana amacı ne? Sanatı ve sanatçıyı korumak. Yani bu Anayasa’nın gereğini yapmak. Bu paraya ne oldu? Bir sanat insanı kalkıp, ‘Arkadaş bizden kestiğiniz bu paraları nereye harcadınız’ diye niye sormuyor? Sizin paranız. Size ödenmesi gereken bir para. Bugün ödenmeyecek de ne zaman ödenecek?”CHP lideri Kılıçdaroğlu, sanatçılara sık sık örgütlenmeleri ve birlik olmaları konusunda da önerisinde bulundu.  Kılıçdaroğlu'na CHP Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Gamze Akkuş İlgezdi, CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu ve Bakırköy Belediye Başkanı Bülent Kerimoğlu eşlik etti. Buluşmaya, sanatçılar Hüseyin Turan, Sebahat Akkiraz'ın yanı sıra sanatçıların meslek odaları katıldı.  ANKA

Covid: Tek doz aşıne kadar etkili?

Covid: Tek doz aşı ne kadar etkili? İngiliz hükümeti bütün aşıların ikinci dozunu 3-4 haftadan 12 haftaya çıkardı. Rusya, Sputnik V aşısının tek doz olacak versiyonu Sputnik-Light üzerinde çalışıyor. Peki koronavirüse karşı tek doz aşı ne kadar etkili? Getty Imagesİngiltere'de 85 yaşındaki böbrek hastası Colin Horseman, hastanede koronavirüse yakalandı. Solunum cihazına bağlandıktan birkaç gün sonra da hayatını kaybetti.Aslında sadece üç hafta önce Pfizer-BioNTech'in aşısının birinci dozunun vurulduğu ilk hastalardan biriydi.Ölmeden iki gün önce ise aşının ikinci dozunu almasının vakti gelmişti.Kızamık, kabakulak, kızamıkçık gibi çoğu hastalığın aşısı aslında bir dozdan sonra işe yaramaya başlıyor.Aşıların ilk dozlarını olmayanların yüzde 40'ı bu hastalıklara karşı korunmuyor, ikinci doz aşıyı olanlarda ise bu oran yüzde 4.Bütün aşı döngüsünü tamamlamayanların yaşadığı yerlerde kızamık salgının başladığı görüldü.İngiltere'de Imperial College London'dan bağışıklık profesörü Danny Altmann, "İkinci dozun bu kadar hayati görülmesinin nedeni bağışıklık sisteminizin ince ayarını yapmasından kaynaklanıyor" diyor.AŞIYLA BAĞIŞIKLIK NASIL KAZANILIYOR?Bağışıklık sistemi ilk kez bir aşıyla karşılaştığında iki önemli beyaz kan hücresini aktifleştiriyor.Öncelikle antikor üretmekle görevli olan plazma B hücreleri harekete geçiyor ancak bunlar çok kısa ömürlü hücreler. İkinci doz olmadan birkaç hafta içinde düşüşe geçiyorlar.Daha sonra da belirli bir patojeni bularak bunu öldürmekle görevli olan T hücreleri aktifleşiyor.Bu T hücrelerinin bazılarının hafızası on yıllarca yıl etkili olabiliyor; o yüzden bazı aşılar ömür boyu bağışıklık sağlıyor. Ancak bu hücreler genel olarak ikinci doza kadar ortaya çıkmıyor.İkinci doz, vücudu bağışıklık sistemini harekete geçiren antijenlerle tekrar tanıştırmak anlamına geliyor.Altmann, "İkinci dozu da aldıktan sonra T hücreleri daha yüksek frekansta bir hafızaya sahip oluyor; bu da B hücrelerinin hafıza havuzunun genişlemesi demek. Daha kaliteli antikor üreteceklerdir böylece" diyerek süreci açıklıyor.Getty ImagesT hücreleri bir patojeni tespit edip öldürmekle görevliİkinci dozla beraber önceki dozdan kalan B hücreleri hızla bölünerek yüksek sayıda hücre oluşturuyor, böylece vücudunuzda oluşan antikorların ikinci kez yükselmesi sağlanıyor.İkinci doz, B hücrelerinin olgunlaşmasını da sağlıyor. En iyi alıcısı olan olgunlaşmamış hücreler seçilerek belirli bir patojene bağlanmaları gerçekleştiriliyor.Bu süreç henüz daha beyaz kan hücrelerinin üretildiği kemik iliğinde bulundukları sürede gerçekleşiyor, daha sonra da dalağa ilerleyerek gelişimlerini tamamlıyorlar.Böylece B hücrelerinin hem sayısı artıyor hem de hedef aldıkları antikorlar daha iyi odaklanmış oluyor.Bu sırada T bellek hücreleri ise hızla çoğalıyor. Bu hücrelerin şimdiden pandemi sırasında önemli bir rol üstlenerek kimi kişileri Covid-19'dan koruduğu düşünülüyor.Her ne kadar Covid-19'a neden olan koronavirüs Aralık 2019'dan beri ortalıkta olsa da, T bellek hücrelerinin gribe neden olan virüs gibi diğer koronavirüsleri daha önce gördüğü ve böylece Covid-19'un tanınmasını sağladığı aktarılıyor.HER BİR COVİD-19 AŞISININ TEK DOZU NE KADAR ETKİLİ?İngiliz hükümeti bütün aşıların ikinci dozunu 3-4 haftadan 12 haftaya çıkardığı için bu sorunun cevabı çok önemli.Öte yandan Rusya, Sputnik V aşısının tek doz olacak versiyonu Sputnik-Light üzerinde çalışıyor.Getty ImagesPfizer-BioNTechPfizer'in Aralık 2020'de açıkladığı veriye göre Pfizer-BioNTech aşısı ilk dozdan sonra yaklaşık yüzde 52 etkili.Aşının üçüncü faz çalışmalarında yer alan 36.523 katılımcıdan toplanan verilere göre plasebo alan gruptakilerden 82'si, aşı olan gruptakilerden 39'u Covid-19 semptomları geliştirdi.İlk aşıyı olduktan sonraki 12 güne kadar bağışıklık gelişmiyor.İkinci doz alındıktan sonra hastalığa karşı koruma oranı bir haftanın ardından yüzde 95'e çıkıyor.İkinci tahmin ise aşının etkinliğini farklı bir şekilde hesaplayan İngiltere'nin Aşı Komitesi'ne (JCVI) ait.Komite, enfeksiyon rakamlarına dair verileri ele almak yerine ilk doz alındıktan sonraki 15. ve 21. günler arasındaki sürece bakmayı tercih etti; böylece aşının etkinliği yüzde 89 olarak hesaplanıyor. Aşının etkinlik oranı henüz etki göstermeden önce görülen enfeksiyon rakamlarıyla bozulmamış oluyor.Diğer yandan bu şekilde ikinci dozdan sonraki ilk 7 güne bakıldığında henüz aşı etkisini göstermediği için aşının etkinliği yüzde 92 olarak ölçülüyor.Ancak bütün bu hesaplamalar tartışmalı.Altmann, New England Journal of Medicine bilim dergisinde yayımlanan Pfizer makalesindeki grafiklere bakanların 14. günde aşının birtakım de facto yararları olduğunu düşündüğünü, ancak bunun aldatıcı bir görsel olduğunu söylüyor.Bu grafikte plasebo grubundakilerin hastalıklarının artmaya başlandığının görüldüğünü söyleyen Altmann, ilk doz aşıyı olduktan 14 gün sonra kimsenin kendisini güvende görmemesi gerektiğini aktarıyor.Oxford-AstraZenecaOxford-AstraZeneca aşısı için Ocak ayında yayımlanan bir araştırmada, yazarlar aşının bir standart dozunun yüzde 64,1 koruma sağladığını ortaya koydu.İkinci tam dozdan sonra bu oran yüzde 70,4 ancak ilginç şekilde, birinci dozdan sonra yarım doz alan kişilerde koruma oranının yüzde 90 olduğu gözlendi.Bundan yola çıkarak Aşı Komitesi, üçüncü haftadan 9-12. haftaya kadar birinci dozun ciddi şekilde hastalanmayı yüzde 70 oranında önlediği sonucuna vardı.Bu yüzden ikinci doz olmadan önce ilk dozun en azından birkaç ay boyunca koruma sağlayacağı düşünülüyor.ModernaABD Gıda ve İlaç Dairesi'nin (FDA) yayımladığı belgeye göre Moderna aşısının bir dozu yüzde 80,2 oranında koruma sağlıyor.İkinci dozdan sonra 18-65 yaş arasında bu oran yüzde 95,6'ya çıkıyor. 65 yaş üstü için ise bu oran yüzde 86,4.Pfizer aşısında olduğu gibi üçüncü fazda belirli bir süre içinde, Moderna aşısı için bu 28 gün, biri aşı biri plasebo olmak üzere iki doz aşı verildi. bu yüzden tek bir aşıdan sonra bağışıklık devam eder mi, yoksa bu aşamadan sonra düşer mi henüz bilinmiyor.CoronaVacMerkezi Çin'de bulunan Sinovac şirketinin ürettiği CoronaVac aşısı, bağımsız olarak birkaç ülkede denendi; hepsinde de farklı bir sonuç elde edildi.Birleşik Arap Emirlikleri ilk sonucu açıklayan ülke oldu ve yüzde 86 etkili olduğunu belirtti.Türkiye'de ise bu oran yüzde 91,25. Endonezya'da yüzde 65,3; Brezilya'daki Butantan Enstitüsü sonuçlarına göre yüzde 50,4.Bu sonuçlar, arasında 14 gün olacak şekilde iki doza ait. Henüz hiçbir yerde tek doz etkinliği açıklanmadı.Tüm sonuçlar akademik yayımlar yerine basın bültenleri aracılığıyla açıklanmaları gerekçesiyle şüpheli bulunuyor. Sonuçların toplanmasına yönelik yöntemler ve veriler açıklanmadan bilim insanlarının bir sonuca ulaşması zor olacak.Getty ImagesSputnik V'in aralık ayında ilk dozu verilmeye başlandığında çoğu klinikteki bekleme odaları yarı yarıya doluydu.Sputnik VRusya'nın başkenti Moskova'da bulunan Gamaleya Epidemiyoloji ve Mikrobiyoloji Araştırma Enstitüsü tarafından geliştirilen bu aşı iki doz uygulanıyor. İki dozdan sonra da etkinliğinin yüzde 91,4 olduğu açıklandı.Bir dozdan sonraki etkinliğine dair kamuya açık bir veri yok.Bu araştırmaya dair veriler de akademik dergilerde yayımlanmazken Washington Post gazetesine göre çok sayıda Rus bu araştırmanın sonuçlarına şüpheyle yaklaşıyor.Aralık ayında ilk doz verilmeye başlandığında çoğu klinikteki bekleme odaları yarı yarıya doluydu.Altmann, "İlk dozu aldıktan sonra davranışlarınızı değiştirebilir misiniz?" sorusuna, "Ben hiç aşıyı almamışım gibi tamamen aynı davranırdım, gardımı düşürmez ya da başka türlü davranmazdım" yanıtını veriyor.Surrey Üniversitesi'nden bağışıklık profesörü Deborah Dunn-Walters ise aşının tam olarak koruyup korumayacağının bilinmemesi nedeniyle davranışlarda değişiklik olmaması gerektiğini vurguluyor:"Bunun birkaç nedeni var. Birincisi tamamen korunup korunmadığınızı bilmiyoruz. İkincisi de aşı olmanızın virüsü bulaştırmanızı sonlandırıp sonlandırmayacağını da bilmiyoruz. Asemptomatik enfeksiyon geçirme ihtimaliniz de var."İKİNCİ DOZU ATLAYABİLİR MİSİNİZ?Dunn-Walters, "Klinik devrenin öncesinde düzenlenen deneylerde bir dozdan sonra yeterli oranda bağışıklık olmadığını düşündükleri için iki doza çıkardılar" diyor.Üçüncü faz çalışmalarında da iki dozdan sonra ilkine göre daha kanda fazla antikor ve T hücresi görüldü.Pfizer CEO'su Albert Bourla, aralık ayında ikinci dozu es geçmenin büyük bir hata olacağını; çünkü bu dozla edineceğiniz korumanın iki katına çıktığını aktardı.Pfizer ve BioNTech şirketleri, 21 gün sonrasına dair ellerinde bir veri olmadığını, o yüzden birinci dozdan 21 gün sonra halen korunma sağlandığını söyleyemeyeceklerini vurguladı.Bağışıklık sisteminin nasıl çalıştığı incelendiğinde bu aşamadan sonra koruyuculuğun azaldığını söylemek yanlış olmaz.Çoğu aşı yeni bir teknoloji kullandığı için koruyuculuğun nasıl düştüğünü tam olarak tahmin etmek mümkün değil.Oxford-AstraZeneca ve Sputnik-V aşıları, bir çeşit adenovirüsün değiştirilmiş versiyonunu kullanıyor.Adenovirüsler, farklı hücre tiplerine bölünerek sonum enfeksiyonları gibi farklı hastalıkların ortaya çıkmasına neden oluyor.Oxford aşısı şempanzelerden aşınan bir adenovirüsü kullanırken Rus aşısı iki insan tipini karıştırarak kullandı.Adenovirüsler yıllardır kanser aşıları ve gen terapilerinde kullanılsa da viral bir enfeksiyonun önlenmesi için ilk defa ABD'de Aralık 2019'da ABD'de Ebola aşısı için onay almıştı.Moderna ve Pfizer-BioNTech aşıları ise mRNA teknolojisi kullanarak çok daha yeni bir teknolojiyle üretildi.Boston Üniversitesi'nden mikrobiyoloji profesörü Ronald Corley, farklı etnisitelerden insanlarda nasıl etki göstereceği ya da bağışıklığın ne kadar süreceği gibi aşılarla ilgili birçok bilinmeyenin olduğunu söyledi.CoronaVac aşısı ise 19. yüzyıldan beri piyasada olan ölü patojenlerin aşılarda kullanılması teknolojisiyle üretildi.Ancak yine de bağışıklığın ne kadar süreceği bilinmiyor.BAĞIŞIKLIĞIN GELİŞMESİ ZAMAN ALIYORProfesör Deborah Dunn-Walters Dunn-Walters, bağışıklığın gelişmesinin zaman aldığını vurguluyor ve tek bir doz alınıp alınmamasından bağımsız olarak birkaç hafta korunmayacağınızı aktarıyor.Doğuştan gelen bağışıklık sistemi bir enfeksiyonun deri gibi fiziksel bariyerleri geçmesine engel oluyor. Ancak onun dışında bir de edinsel/kazanılmış bağışıklık var ki, adından da anlaşılacağı üzere, bunun gelişmesi için vaktin geçmesi gerekiyor.O yüzden her ne kadar küresel aşı dağıtımı heyecanlı olsa da, normal hayata dönmeden önce biraz beklemek gerekecek. BBC Türkçe

Wall Street Journal: Trump yeni bir siyasi parti kurma hazırlığında

Wall Street Journal: Trump yeni bir siyasi parti kurma hazırlığında ABD Başkanı Donald Trump'ın son dönemde yakın çevresiyle yeni bir siyasi parti kurma konusunu konuştuğu iddia edildi Görevi bırakmaya hazırlanan Trump hakkında önemli bir iddia ortaya atıldı. Trump'ın son dönemde yakın çevresiyle yeni bir siyasi parti kurma konusunu konuştuğu belirtildi.Wall Street Journal gazetesinin konuya yakın kaynaklara dayandırdığı haberine göre, bugün Beyaz Saray'a veda edecek Trump, yeni bir siyasi parti kurma hazırlığında.Son günlerde yakın çevresine Trump'ın bu yeni partiden söz ettiğini aktaran kaynaklar, partinin isminin ise "Patriot (Vatansever) Party" olacağını kaydetti.ABD'de Donald Trump yanlısı bazı protestocuların ABD Kongresini basmasının ardından, Trump Cumhuriyetçi Partideki bazı isimlerle ters düşmüştü.Trump, 3 Kasım 2020'de yapılan seçimleri kaybetmiş ancak seçimlerin "hileli" olduğunu iddia ederek, sonuçlara itiraz etmişti. Trump, birçok eyalette başladığı hukuk mücadelesinden bir sonuç alamamıştı.Seçimlerin galibi Joe Biden, bugün yerel saat ile öğle 12.00'de (TSİ 20.00) yemin ederek, ABD başkanlığı koltuğuna oturacak. AA

FETÖlideriyle fotoğrafçektiren AKP’li Nebati’ye yakın isim vakıfta müdür oldu

FETÖ lideriyle fotoğraf çektiren AKP’li Nebati’ye yakın isim vakıfta müdür oldu Tartışmalı vakfa eski AKP’li vekil Nebati’nin özel kalem müdürünün eşi genel müdür olarak görevlendirildi. Halen Maliye Bakan Yardımcısı olan Nebati, Pensilvanya’ya giderek FETÖ lideriyle fotoğraf çektiren AKP’liler arasındaydı. 15 Temmuz darbe girişiminin ardından şehit yakınları ve gazilerine yönelik toplanan paraları yöneten, kurulma aşaması ve faaliyetleri ile sık sık gündeme gelen Türkiye Şehit Yakınları ve Gaziler Dayanışma Vakfı’nda, genel müdürlük görevlendirmesi dikkat çekti.  15 Temmuz Hakkaniyet Ocakları Genel Başkanı Ufuk Yegin, vakıfta etkili olan Maliye Bakan Yardımcısı ve eski AKP milletvekili Nureddin Nebati’nin özel kalem müdürü Ramazan Güngör’ün eşi Fatma Güngör’ün, yaklaşık bir ay önce vakfa genel müdür yapıldığını söyledi.  Fatma Güngör’ün, aynı zamanda AKP Ankara İl Başkan Yardımcısı Cemal Güngör’ün kızı olduğunu belirten Yegin, Bakan Yardımcısı Nebati’nin, vakıfta yapılan toplantıda Güngör’e “Sayın Genel Müdürüm” diye hitap ettiğini kaydetti.  Gazetemizin ulaştığı Fatma Güngör, aile bağlarına yanıt vermezken, vakıfta genel müdürlük görevi olmadığını söyledi. İstifa eden bir yönetim kurulu üyesi yerine “vakıf işlerinin yürütülmesi için sözlü olarak görevlendirmesinin yapıldığını” belirten Güngör, “Sosyal hizmet uzmanıyım. Buradaki faaliyetleri yürütmek üzere bulunuyorum. Yazılmış bir görevlendirme yok. Zaten kamu çalışanıyım” dedi. ‘ENDİŞE EDİYORUZ’ Görevlendirmeye tepki gösteren Yegin, “FETÖ elebaşısı Fethullah Gülen’in önünde makam kapmak için ceket iliklemiş Nureddin Nebati’nin bakan yardımcılığı görevinden istifa etmesini defalarca dile getirmişken, özel kaleminin eşi, vakfa genel müdür olarak atandı. Ahbap çavuş ilişkisinin, kadrolaşmanın başladığını, korktuğumuzun başımıza geldiğini görüyoruz” dedi.  Vakıfta toplanan ana paranın aylık 6 milyon lira faiz getirisi olduğunu ancak bunun yalnızca 3 milyonunun şehit yakını ve gazilerine dağıtıldığını kaydeden Yegin, “Bu paraların tamamının, 15 Temmuz şehit yakınları ve gazilerine ivedi ve adaletli olarak dağıtmalarını ve vakfın kapısına kilit vurmalarını istiyoruz. Yarın, eşlerine dostlarına başka görevlendirmeler ile kadro açacaklarından, şehidin, gazinin parasını çarçur edeceklerinden ve daha fazla üstüne çökeceklerinden endişe ediyoruz” ifadelerini kullandı.  Yegin, “Vakıf yönetim kurulu üyeleri huzur hakkı alıyor mu? Halktan toplanan ana para ne kadar? Faiz getirisi ne kadar” gibi sorular ile dilekçe verdiklerini ancak dilekçelere yanıt alamadıklarını aktardı.  

Geçen yıl toplam 16 bakanlıktan 14’übütçe yasasıile verilen başlangıçödeneğini aştı

Geçen yıl toplam 16 bakanlıktan 14’ü bütçe yasası ile verilen başlangıç ödeneğini aştı İktidar “Tasarruf yaptık” diye övünürken yıl sonu rakamları durumun öyle olmadığını orta koydu. 16 bakanlıktan 14’ü ödeneklerini aştı. Gençlik Bakanlığı 4, Tarım Bakanlığı 3.3, ödeme garantili proje bakanlığına dönüşen Ulaştırma Bakanlığı da tam 29.3 milyar lira fazladan harcadı. İktidar, 139 milyar TL’den 239.2 milyar TL’ye çıkardığı bütçe açık hedefine dikkat çekerek “66.5 milyar TL tassarruf sağladık” iddiasında bulunurken veriler tersini söylüyor. Bütçe 2020’de toplam 172.7 milyar TL açık verirken, Hazine ve Maliye Bakanlığı verilerine göre de geçen yıl toplam 16 bakanlıktan 14’ü Bütçe Yasası ile verilen başlangıç ödeneğini aştı. Genel bütçeli toplam 40 kamu idaresinden 25’i harcamalarda başlangıç ödeneğinin üzerine çıktı. TBMM’ye sunulan ve kabul edilen 2020 Yılı Bütçe Yasası A Cetveli’nde yer alan ödenekler “bütçe başlangıç ödeneği” olarak nitelendiriliyor. Meclis’teki uzun bütçe görüşmeleri yasadaki bu ödenekler üzerinden yapılıyor. İktidar sonrasında bu ödeneklerin yetmeyeceğini anlayınca artışa gidiyor. Bakanlığın tablosuna göre, içerisinde bakanlıkların da yer aldığı genel bütçeli idarelerden “bütçe başlangıç ödeneğini” aşanların bazıları şöyle:- MİT Başkanlığı: Başlangıç ödeneği: 2.1 milyar TL. Harcama: 2.4 milyar TL. - İletişim Başkanlığı: Başlangıç ödeneği: 368.1 milyon TL. Harcama: 440.2 milyon TL. - Adalet Bakanlığı: Başlangıç ödeneği: 19.7 milyar TL. Harcama: 23.3 milyar TL. - Milli Savunma Bakanlığı: Başlangıç ödeneği: 53.8 milyar TL. Harcama: 61.8 milyar TL. - İçişleri Bakanlığı: Başlangıç ödeneği: 9.6 milyar TL. Harcama: 12.1 milyar TL. - Jandarma Genel Komutanlığı: Başlangıç ödeneği: 22.9 milyar TL. Harcama: 25.2 milyar TL. - Emniyet Genel Müdürlüğü: Başlangıç ödeneği: 38.9 milyar TL. Harcama: 40.7 milyar TL. - Dışişleri Bakanlığı: Başlangıç ödeneği: 4.6 milyar TL. Harcama: 4.7 milyar TL. - Hazine ve Maliye Bakanlığı: Başlangıç ödeneği: 468.2 milyar TL. Harcama: 482.4 milyar TL. - Sağlık Bakanlığı: Başlangıç ödeneği: 58.8 milyar TL. Harcama: 64.9 milyar TL. - Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı: Başlangıç ödeneği: 3.3 milyar TL. Harcama: 3.5 milyar TL. - Kültür ve Turizm Bakanlığı: Başlangıç ödeneği: 5.1 milyar TL. Harcama: 5.6 milyar TL. - Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı: Başlangıç ödeneği: 125.8 milyar TL. Harcama: 150.2 milyar TL. - Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı: Başlangıç ödeneği: 7.9 milyar TL. Harcama: 9.8 milyar TL. - Çevre ve Şehircilik Bakanlığı: Başlangıç ödeneği: 2.8 milyar TL. Harcama: 5.7 milyar TL. - Gençlik ve Spor Bakanlığı: Başlangıç ödeneği. 17.8 milyar TL. Harcama: 21.9 milyar TL. - Tarım ve Orman Bakanlığı: Başlangıç ödeneği: 40.3 milyar TL. Harcama: 43.6 milyar TL. - Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı: Başlangıç ödeneği: 29 milyar TL. Harcama: 58.3 milyar TL. - Merkezi Yönetim Bütçesi’nde başlangıç ödenekleri toplamı 1.1 trilyon TL iken, toplam harcama da 1.2 trilyon TL’ye ulaştı.2 BAKANLIK AŞMADIToplam 16 bakanlıktan sadece Milli Eğitim ile Ticaret Bakanlığı “bütçe başlangıç ödeneğini” aşmadı. Milli Eğitim Bakanlığı’nın başlangıç ödeneği 125.3 milyar TL’ydi. Harcama 123.2 milyar TL oldu. Ticaret Bakanlığı da 5.7 milyar TL olan bütçe başlangıç ödeneğinin 5.3 milyar TL’sini harcadı. Cumhurbaşkanlığı’nın geçen yılki bütçe başlangıç ödeneği 3.1 milyar TL’ydi. Harcama ise 2.8 milyar TL oldu. Mustafa Çakır

KESKüyeleri savcılıklara suçduyurusunda bulunuyor

KESK üyeleri savcılıklara suç duyurusunda bulunuyor Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), üye ve yöneticilerinin bilgileri dışında AKP’ye üye yapıldıklarına dikkat çekerek, yargıya başvurdu. Anayasa ile 657 sayılı Devlet Memurları Yasası’na göre memurların herhangi bir siyasi partiye üye olmaları yasak. Buna karşın KESK, ülkenin dört bir yanında siyasi partilere hukuken üye olamayan kamu emekçilerinin, üye ve yöneticilerinin bilgileri dışında AKP’ye üye yapıldıklarını bildirdi. AKP’yi anayasa ve yasalara uymaya çağıran KESK, sorumlulardan adalet önünde hesap soracaklarını duyurdu. KESK, bağlı sendikalarındaki üyelerinden çok sayıda bildirim gelmeye devam ettiğine de dikkat çekti. Üyelerinden bilgilerini e-devlet üzerinden kontrol etmelerini ve savcılıklara suç duyurusunda bulunmalarını isteyen KESK, dilekçe örneklerini de paylaştı. Partiye üyelik işlemleri sırasında ıslak imzaların da taklit edildiğine işaret edilen dilekçede, konu hakkında soruşturma başlatılması ve sorumluların cezalandırılması talep edildi.EĞİTİM-SEN’LİLERİ DE ÜYE KAYDETMİŞLERCHP Ordu Milletvekili Mustafa Adıgüzel, Ordu Eğitim-Sen Şube Başkanı ve bir Eğitim-Sen ilçe temsilcisinin bilgisi ve haberi olmadan AKP üyesi yapıldığını kaydederek İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun yanıtlaması istemiyle soru önergesi verdi. Soru önergesinde sahte parti üyeliklerinin suç olduğunu kaydeden Adıgüzel, Soylu’ya, “Bakanlığınıza bu konuda bugüne kadar kaç adet şikâyet gelmiştir? Bu şikâyetler için yapılan rutin işlem nedir? Yapılan şikâyetlerin siyasi partilere göre dağılımı nedir? Ordu’da yaşanan söz konusu örnek de dahil olmak üzere tüm parti üyelik sahtekârlıklarını yapan kişilerin ortaya çıkarılması ve yargıya iletilmesi için bugüne kadar bir talimatınız olmuş mudur?” diye sordu. Mustafa Çakır

Akar‘Gereği yapılacak’dedi ancakÖzel Kuvvetler’e de sahteürün gitmiş

Akar ‘Gereği yapılacak’ dedi ancak Özel Kuvvetler’e de sahte ürün gitmiş Savunma Sanayii Başkanlığı’nın, askerlerin ağır yaralanmalarında kan kaybını önlemek için aldığı ve sahte olduğu ortaya çıkan abdominal turnikesinden Özel Kuvvetler Komutanlığı’na da gönderildiği belirlendi. Özel Kuvvetler personeli Irak, Suriye ve Libya’da da görev yapıyor. CHP Milletvekili Emir, Bakan Akar’ın “Gereği yapılacak” sözünü anımsatarak “Özel Kuvvetler’e de 225 tane gönderilmiş. Böylesine hayati bir ürünün sahtesi hâlâ nasıl TSK’de kullanılır? Kimler onay verdi?” dedi. Cumhuriyet, skandalı geçen kasım ayında duyurmuştu. Savunma Sanayii Başkanlığı’nın (SSB), ağır yaralanmalarda kan kaybını önlemek amacıyla askeri birliklerde kullanılmak üzere aldığı ve sahte olduğu ortaya çıkan patentli abdominal turnikesinden Özel Kuvvetler Komutanlığı’na (ÖKK) da gönderildiği ortaya çıktı. Cumhuriyet, Sağlık Bakanlığı’nın “işe yaramayacağı” ve “yan etkileri nedeniyle sahada kullanılmasının uygun olmayacağı” uyarılarına karşın Milli Savunma Bakanlığı’nın (MSB) talebiyle TSK’nin kullanması için 15 bin adet “kanama durdurucu ürün” aldığını kamuoyuna duyurmuştu. Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar ise “Bununla ilgili yapılması gereken ne varsa arkadaşlarımız gerekli emirleri, talimatları aldılar; bunun gereğini yapacaklar” demişti. Akar’ın açıklamasından kısa bir süre sonra ise SSB’nin, bu kez de ağır yaralanmalarda kan kaybını önleyen patentli abdominal turnikenin sahtesini satın aldığı ve söz konusu ürünün TSK’nin envanterine girdiği ortaya çıkmıştı. CHP Ankara Milletvekili Murat Emir, “sahte ürün” olduğu ortaya çıkan kan durdurucu turnikenin 960 adetinin halen Etimesgut Sağlık Depo Komutanlığı’nda bekletildiğini ve iki hafta önce Özel Kuvvetler Komutanlığı’nın bu üründen 225 adet teslim aldığını iddia etti. Emir, sahne ürünün kullanımına devamın başta SSB olmak üzere MSB ve TSK içerisinde belli kişilerin bir firma lehine koruma ve kollama faaliyetinin yürüttüğü izlenimini doğurduğunu kaydetti. Konuyla ilgili Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunulduğunu ancak hâlâ soruşturma başlatılmadığını, bu durumun şüpheleri daha da artırdığını aktaran Emir, “Milli Savunma Bakanı’ndan Meclis’te dile getirmiş olduğu sözlerinin arkasında durmasını, bu skandallarla ilgili kapsamlı bir soruşturma başlatmasını ve bir an önce sonuçlarını da kamuoyuna açıklamasını bekliyoruz” dedi.‘KİM ONAY VERDİ?’Konuyu Meclis’e taşıyan ve Akar’ın yanıtlaması istemiyle soru önergesi de veren Emir, şu soruları yöneltti: “Böylesine hayati bir ürünün sahtesi, TSK envanterine nasıl girmiştir? Buna onay verenler kimlerdir? Bu kişiler hakkında soruşturma başlatmayı düşünmekte misiniz? Söz konusu ürünün sahte olduğu bilinmesine ve bu iddiaların dillendirilmesine rağmen neden hâlâ ürünün dağıtımına devam edilmektedir? Özel Kuvvetler Komutanlığı’nda ürünün tedarikine onay veren yetkililer kimlerdir? Etimesgut Sağlık Depo Komutanlığı’nda bekletilen sahte ürünlerle ilgili nasıl bir tasarruf düşünülmektedir?” Sefa Uyar

CHP’nin toplatılan kitaplarıgeri verilme kararına rağmen iade edilmedi

CHP’nin toplatılan kitapları geri verilme kararına rağmen iade edilmedi CHP’nin Nevşehir Sulh Ceza Hâkimliği tarafından toplatılan “Arpalık Aile Şirketi” ve “10 Maddede Kıdem Tazminatında Fon Aldatmacası” kitapçıklarının iade edilmesi yönünde karar verilmesine karşın kitapçıklar teslim edilmedi. CHP Nevşehir İl Başkanı Kamil Gülmez, “Dilekçe vermemize karşın bir adım atılmadı. Savcı kararı yazmak için talimat mı bekliyor? Mahkeme kararı var ama kararları uygulayan yok” dedi. Nevşehir Sulh Ceza Hâkimliği, 6 Kasım 2020’de CHP Nevşehir İl Başkanlığı’nın esnafa dağıttığı, “Arpalık Aile Şirketi” ve “10 Maddede Kıdem Tazminatında Fon Aldatmacası” kitapçıkları hakkında “basım, dağıtım ve satış yasağı getirilmesi, el konulması ve toplatılması” kararı vermiş, CHP de karara itiraz etmişti. Hâkimlik tarafından 15 Aralık 2020’de itiraz haklı bulunarak el konulan kitapçıkların iade edilmesi yönünde karar verildi. Aradan geçen 36 güne karşın kitapçıklar iade edilmezken Gülmez’in, 21 Aralık’ta Nevşehir Cumhuriyet Başsavcılığı’na verdiği dilekçeye de yanıt verilmedi. Leyla Kılıç

İktidar, bir yandan ittifakıgenişletme diğer yandan yasal düzenlemeüzerindeçalışıyor

İktidar, bir yandan ittifakı genişletme diğer yandan yasal düzenleme üzerinde çalışıyor Cumhur İttifakı, Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi kapsamında, anayasa referandumundan bu yana yapmayı planladığı “uyum yasaları” konusundaki çalışmalarına hız verdi. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın, önce MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, ardından da Saadet Partisi Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Oğuzhan Asiltürk ile görüşmesi, 2023 seçimlerine doğru “Cumhur İttifakı’nı genişletme hamlesi” olarak yorumlanırken, iktidar, diğer yanda “muhalefeti kıskaca alacak” yasal düzenlemeler üzerinde de çalışıyor. Mevcut Siyasi Partiler Yasası’nda, bir siyasi partinin seçimlere katılabilmesi için “illerin en az yarısında, oy verme gününden en az 6 ay önce teşkilat kurmuş olması ve büyük kongrelerini yapması” şartı aranıyor. İktidarın, bu madde üzerinde değişiklik yapacağı, “kongrelerini gerçekleştiren partilerin de seçimlere katılmalarını zorlaştıracak bir hamle üzerinde çalışıldığı” ifade ediliyor. Buna göre “bir partinin seçimlere katılması için aranan 6 ay koşulunun değiştirilebileceği, bu sürenin uzatılabileceği” değerlendiriliyor. Eğer, iktidar cephesi yasada bu tür bir düzenleme yaparsa, kongrelerini gerçekleştiren ve mevcut koşullarda “seçimlere katılma şartını” sağlayan, yeni kurulan DEVA ve Gelecek partilerinin “2023 yılındaki seçimlere katılma şartları” ağırlaşabilecek. Bununla birlikte siyasi partiler için yasada yapılacak değişiklikle siyasi partilerin salt kurultaylarını gerçekleştirmeleri yeterli olamayabilecek.‘15 MİLLETVEKİLİ’ YENİDEN GÜNDEMDEBir önceki seçimlerde, “İYİ Parti’nin, il ve ilçe kongrelerini zamanında yapmadığı gerekçesiyle seçimlere katılma yeterliliği bulunmadığı” gündeme gelmiş, muhalefet bu durumu “İktidarın, İYİ Parti’nin seçimlere katılmasını engelleme hamlesi” olarak değerlendirmişti. O dönemde CHP, 15 milletvekilini İYİ Parti’ye vererek partinin TBMM’de grup kurmasını sağlamış ve seçimlere katılabilmesinin önünü açmıştı. İktidar cephesinde “15 milletvekili” tartışması yeniden gündemde. Aynı durumun yeni kurulan partilerde de söz konusu olmaması için yine SPY’de yapılacak bir düzenlemeyle milletvekillerinin “seçildikten sonra parti değiştirmelerini engelleyecek” bir hükmün yasaya eklemlenmesi planlanıyor. Mevcut yasada, “Bir kimse, bir partiden önseçim veya merkez adaylığı yoklamasına katıldıktan sonra başka bir partiden merkez adayı gösterilemez ve partisinden istifa etmedikçe bağımsız aday olamaz” hükmü de yer aldığından, bu maddeye “Bir kimse seçildikten sonra da bir başka partiye üye olamaz” hükmünün getirilmesinin öngörüldüğü değerlendiriliyor. Selda Güneysu

EMO: "Nükleer enerji 60 yılöncesinin gündemi"

EMO: "Nükleer enerji 60 yıl öncesinin gündemi" EMO Yönetim Kurulu üyesi Mehmet Özdağ, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank’ın, “Eğer dünyanın ilk 10 ekonomisi olma hedefini gözetiyorsanız mutlaka nükleer enerjiye ihtiyacınız var” sözlerine “Eski kuralları, eski teknolojileri saplantı haline getirmemeliyiz" diyerek cevap verdi. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank’ın, Akkuyu Nükleer Güç Santralı (NGS) ziyaretinde kullandığı “Eğer dünyanın ilk 10 ekonomisi olma hedefini gözetiyorsanız mutlaka nükleer enerjiye ihtiyacınız var” sözlerine Elektrik Mühendisleri Odası’ndan (EMO) itiraz geldi. EMO Yönetim Kurulu üyesi Mehmet Özdağ, nükleer enerjinin 60 yıl öncesinin gündemi olduğuna işaret ederek “Eski kuralları, eski teknolojileri saplantı haline getirmek bizi değil ilk 10 ekonomi arasına sokmak, oyunun dışına atar, olmak istediğimiz ligden düşürür” dedi. Sefa Uyar

Türkiye, BAE ile ilişkilerin normalleşmesi için BAE'den adım bekliyor

Türkiye, BAE ile ilişkilerin normalleşmesi için BAE'den adım bekliyor Katar’a karşı Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) öncülüğünde yaklaşık 3 buçuk yıldır sürdürülen ablukanın kaldırılmasının ardından gözler gerilimli Türkiye-BAE ilişkilerinin seyrinde. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, BAE’nin Türkiye’ye yönelik tutumuyla ilgili “Bazı olumlu açıklamaları oldu ama ilişkilerin düzelmesi için kendilerinin Türkiye’ye yönelik olumsuz politikalarından vazgeçmeleri lazım” dedi. Mısır, Suudi Arabistan, Bahreyn ve BAE’nin 2017’den bu yana Katar’a uyguladıkları ablukanın sonlandırılması konusunda uzlaşıya varmalarının ardından Katar’ın en büyük destekçisi olan Türkiye’nin Körfez ülkeleriyle gerilimli olan ilişkilerini normalleştirmesinin kapısının aralandığı yorumları yapılmıştı. Katar’a ablukanın kaldırılmasının ardından BAE’nin Dışişleri’den sorumlu Devlet Bakanı Enver Gargaş, “Türkiye’yle normal ilişkiler istiyoruz” mesajı vermiş, ancak “Ankara’nın Müslüman Kardeşler’e desteğinin son bulmasını” şart olarak öne sürmüştü. Çavuşoğlu da geçen hafta yaptığı açıklamada “Körfez’deki normalleşmeden memnunuz. Sürecin bölgeye olumlu etkisi olacaktır” demiş, “BAE’den de pozitif mesajlar geliyor. Ama biz somut şeyler de görmek istiyoruz” ifadelerini kullanmıştı. Önceki gün Alman mevkidaşı Heiko Maas’la düzenlediği basın toplantısının ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Çavuşoğlu, Katar’a ablukanın kaldırmasının “olumlu bir ortam” yarattığını söyledi. “Ama sadece burada bir normalleşme oldu diye Türkiye’yle o ülkeler arasındaki ilişkiler de hemen birden iyileşecek demek gerçekçi bir yaklaşım olmaz. BAE’nin bazı olumlu açıklamaları oldu ama ilişkilerin düzelmesi için Türkiye’ye yönelik olumsuz politikalarından vazgeçip olumlu adımlar atması lazım” dedi. BAE yetkilileriyle geçmişte yaptıkları görüşmelerde Türkiye’nin bu ülke ile ilgili bir sorunu olmadığını aktardıklarını kaydeden Çavuşoğlu, “Onlar ilişkileri düzeltmek isterse biz Türkiye olarak ilişkileri düzeltiriz. Türkiye’ye yönelik olumsuz yaklaşımlarının bugüne kadar onlara da bir faydası olduğunu düşünmüyoruz” ifadelerini kullandı.LİBYA GERİLİMİAnkara’nın Abu Dabi yönetiminden beklediği “somut adım”ın arka planında iki ülkenin son dönemde Libya ve Doğu Akdeniz gibi bölgesel gerilimlerde karşıt taraflarda yer alması bulunuyor. BAE, Mısır ile birlikte Trablus merkezli ve Türkiye destekli Ulusal Uzlaşı Hükümeti güçlerine karşı savaşan Tobruk cephesinin destekçilerinden. Geçen yıl temmuz ayında Trablus yakınlarındaki Vatiye Hava Üssü’ne gerçekleştirilen ve burada bulunan Türk hava savunma sistemlerinin zarar gördüğü hava saldırısının da BAE’ye ait uçaklar tarafından yapıldığı iddia edilmişti. BAE, ayrıca Doğu Akdeniz’de gerilimin sürdüğü ortamda Yunanistan’la birçok ortak tatbikat da gerçekleştirdi. Hüseyin Hayatsever




Gallery

İnternet Nasıl Çalışır

Newsletter