Turkish News Agency - TNA - THA

Turkish News - Türk Haber Ajansı - Haberler

Sunday, 02.28.2021, 04:20 PM (GMT)

Search by date: 2/6/2021

DEVA Partili isimden CumhurbaşkanıErdoğan'a 'AFAD' tepkisi

DEVA Partili isimden Cumhurbaşkanı Erdoğan'a 'AFAD' tepkisi DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Emin Ekmen, afetzedeler için yapılan insani yardım kampanyalarını AFAD koordinasyonuna bağlayan Cumhurbaşkanlığı kararına ilişkin, “İktidar bu karar ile vatandaşlarımızın vicdanlarındaki cömertliği de siyasi bir kalıbın içine sıkıştırarak, insanlarımız arasındaki kutuplaşmayı daha da derinleştirmeye çalışmaktadır” dedi. DEVA Partisi Yerel Yönetimler ve Şehircilik Politikaları Başkanı Mehmet Emin Ekmen, 3 Şubat’ta Resmi Gazete’de yayımlanan insani yardım kampanyalarının AFAD koordinasyonunda yapılmasını içeren Cumhurbaşkanı kararına tepki gösterdi. Ekmen, alınan kararla afet yönetimi konusunda varılması gereken hedeflerden bir adım daha uzaklaşıldığına işaret etti.Ekmen'in konuyla ilgili yazılı açıklaması şöyle:“Ülkemizde uluslararası standartlarda etkin bir afet yönetim kapasitesinin oluşturulması için alınması gereken bunca karar, düzeltilmesi gereken birçok konu, yapılması gereken bir sürü faaliyet varken, afet yönetimi konusunda varmamız gereken hedeflerden bir adım daha uzaklaştığımızı görmek, geleceğe dair ümitlerimizi de zayıflatmaktadır.SİYASİ KALIPAlınan bu karar ile yerel yönetimlerin afetler konusundaki yönetim becerileri zayıflatılacaktır. İktidar bu karar ile vatandaşlarımızın vicdanlarındaki cömertliği de siyasi bir kalıbın içine sıkıştırarak, insanlarımız arasındaki kutuplaşmayı daha da derinleştirmeye çalışmaktadır.AMACI DOĞRULTUSUNDAAfetler nedeniyle yapılan yardımların kim tarafından ve nasıl toplandığı değil, toplanan bu yardımların ihtiyaç sahiplerine en etkin nasıl ulaştırılabileceği alternatifleri düşünülmelidir. Unutulmamalıdır ki, bu yardımları yapan vicdanlı ve cömert vatandaşlarımız için önemli olan tek konu bu yardımların ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmasıdır. Ayrıca, toplanan bu yardımların amacı doğrultusunda harcanıp harcanmadığını merkezi yönetimler her zaman denetleyebilmektedirler." ANKA

Cumhurbaşkanlığına bağlıKatılım Finans Dairesi Başkanlığıkuruldu

Cumhurbaşkanlığına bağlı Katılım Finans Dairesi Başkanlığı kuruldu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nde, Cumhurbaşkanlığı Finans Ofisi bünyesinde yeni kurulan Katılım Finans Dairesi Başkanlığı'nın görev ve sorumlulukları belirlendi. Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Bazı Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi bugünkü Resmi Gazete'de yayımlandı.Buna göre, 1 Sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 527/Ç maddesinin birinci fıkrasının "a" bendi "Finansal Stratejiler ve Analiz Dairesi Başkanlığı"nın ve "b" bendi ise "Katılım Finans Dairesi Başkanlığı"nın görev ve sorumluluklarını belirledi.Kararnamede, Cumhurbaşkanlığı Finans Ofisi bünyesinde kurulan Katılım Finans Dairesi Başkanlığı'nın görev ve sorumluluklarına ilişkin şunlar kaydedildi:"Cumhurbaşkanı tarafından belirlenen politikalar doğrultusunda, katılım finans alanında stratejiler geliştirmek, bu stratejiler kapsamında alınan kararların ilgili kamu kurum ve kuruluşları nezdinde uygulanmasını takip etmek ve sonuçlarını Cumhurbaşkanına raporlamak. Katılım finansın geliştirilmesi amacıyla kamu kurum ve kuruluşları, özel sektör, üniversiteler ve sivil toplum kuruluşları arasında iş birliğini artırmak ve bu alanda koordinasyonu sağlamak.Katılım finansın geliştirilmesi ve katılım finansa yönelik farkındalığın artırılması amacıyla ulusal ve uluslararası faaliyetler gerçekleştirmek, bu tür faaliyetlerde yer almak ve bu faaliyetleri desteklemek. Katılım finans alanında Türkiye’nin uluslararası finansal piyasalardaki konumunu güçlendirmeye yönelik araştırmalar yapmak. Katılım finans alanında yeni finansal araçların sisteme kazandırılması, finansal ürün geliştirilmesi ve çeşitliliğin artırılmasına yönelik çalışmalar yapmak." AA

Fenerbahçe-Galatasaray derbisinde VAR hakemi Ali Palabıyık

Fenerbahçe-Galatasaray derbisinde VAR hakemi Ali Palabıyık Süper Lig'in 24'üncü haftasında bu akşam oynanacak Fenerbahçe-Galatasaray derbisinde Video Yardımcı Hakem (VAR) olarak Ali Palabıyık görev yapacak. Süper Lig'in 24'üncü haftasında bu akşam oynanacak Fenerbahçe-Galatasaray derbisinde Video Yardımcı Hakem (VAR) olarak Ali Palabıyık görev yapacak.Türkiye Futbol Federasyonu'nun internet sitesinden yaptığı açıklamaya göre; Ülker Stadı'nda saat 19.00'da başlayacak karşılaşmada Ali Palabıyık, VAR hakemliğini üstlenecek. Derbide Video Yardımcı Hakem Asistanlığı (AVAR) görevini ise Serkan Tokat ve Serkan Olguncan yapacak. DHA

Toksik erkeklik ve KırmızıOda

Toksik erkeklik ve Kırmızı Oda Bir süre önce gösterime giren Kırmızı Oda dizisinin uyandırdığı büyük ilginin temel nedeni şiddet konusunu basit bir sansasyon olayının dışına çıkarak ciddi bir biçimde sorgulaması. Bu sorgulama psikolojik bir yaklaşımın dar sınırları içinde kalsa da bu konuda bir farkındalık yaratması açısından çok önemli. Korona döneminde kadına karşı şiddetin yükselmesiyle birlikte toksik (zehirli)  erkeklik kavramı da iyice gündemimize girdi. Erkeklerin kendilerini kadınlardan üstün görmeleri,  yönlendirici, baskın ve otoriter olmaları, her şeyi  kendilerinin bildiklerini sanmaları, yönetimi ve kontrolü hep ellerinde tutmaları,  kısaca erkek olmayı bir ayrıcalık ve üstünlük gibi yaşamaları bugün dünyanın her bir yerinde sorgulanıyor. Kadına karşı baskıya, şiddete, cinsel tacize hayır kampanyaları günden güne yaygınlaşıyor.Bu süreçte milyonları etkileyen yerli TV dizilerinin bu konuya bilinçsizce yaklaşmaları dikkati çekiyor. Kısa bir süre önce çıkan TV Dizi Pusulası, Dizi Eleştirisinin Temelleri kitabımda erkek şiddetinin  kalıtımsal biyolojik bir özellik olarak  çok doğal kabul edildiği, şiddete karşı şiddetin onaylandığı, dahası tek çözümmüş gibi gösterildiği dizileri  örneklerle mercek altına alarak  bu konunun temellerine iniyorum. Erk, güç, iktidar,kontrol, öç alma tutkusu, yıkıcılık dizilerin olmazsa olmazını oluşturuyor. Böylece şiddeti onaylayan, dahası yücelten bir anlayış çerçevesinde fiziksel şiddetten psikolojik şiddete değin şiddetin her çeşidini görüyoruz dizilerde. /Archive/2021/2/6/120524818-kirmizi1.jpgŞİDDET TANRI YAZGISI MI?Şiddete karşı şiddetsiz bir direniş nasıl olabilir,  kadınlar kendilerini nasıl koruyabilirler, kadın dayanışması nasıl gelişebilir, şiddet mekanizmaları toplumun hangi kurumlarında nasıl ortaya çıkıyor, önüne geçmek için ne yapılabilir, şiddete karşı duran olumlu erkek davranış modelleri nasıl oluşturulabilir  gibi  sorunlar ise neredeyse hiç gündeme gelmiyor.  Öyle ki şiddet önüne hiçbir zaman geçilemeyecek olan bir Tanrı yazgısıymış gibi sunuluyor.Bir süre önce gösterime giren Kırmızı Oda dizisinin uyandırdığı büyük ilginin temel nedeni şiddet konusunu  basit bir sansasyon olayının dışına çıkarak ciddi bir biçimde sorgulaması. Bu sorgulama psikolojik bir yaklaşımın dar sınırları içinde kalsa da bu konuda  bir farkındalık yaratması açısından çok önemli. Kırmızı Oda’da gündeme gelen psikolojik öykülerin hepsinin temelinde bir şiddet öyküsü var. Şiddet uygulayanlar kadını  bir insan olarak değil de sadece cinsel bir obje olarak gören erkekler, şiddetin mağdurları ise kadınlar. Çocuk yaşta şiddete uğrayan, hırpalanan, aşağılanan, taciz yaşayan çocuklar,  tecavüze uğrayan, fuhuşa sürüklenen ya da zorla  evlendirilen küçük kızlar,  sürekli şiddet  ve işkence gören kadınlar öykülerin baş kişilerini oluşturuyorlar.  /Archive/2021/2/6/120454802-kirmizi2.jpgÇÖZÜM ÖYKÜNÜN İÇİNDEÖyküler ne kadar dayanma sınırımızı zorlarsa zorlasın psikolojik seanslar çerçevesinde sunulduğu için çözümü de içeriyor.  İzleyici mağdur olanla özdeşleşerek yaşananlar üzerinde düşünme sürecinin (kurtuluş acaba var mı, nasıl?)  içine çekiliyor. Anlatılamayacak olanı anlatabilme, konuşabilme, kısaca travmalarla yüzleşebilme  büyük iniş ve çıkışları olan  çok engebeli bir süreç bile olsa  yaşananlarla mesafe kurulmasını sağlıyor. Mağdur kadınların en büyük sorunu travmaların sorumlusu olarak kendilerini görmeleri, kendilerini suçlamaları. Bu duygudan kurtulmaları  iyileşmelerinin ilk adımını oluşturuyor.  Yüzleşme süreci içinde kimi kadının yolu yavaş yavaş açılırken, kimi de bunu başaramıyor ya da başarmakta zorlanıyor. Ancak birilerinin onları yargılamadan can kulağıyla dinlediğini bilmek, yalnız olmadıklarının farkına varmak çözüm yollarının kapısını da aralıyor. Böylece psikolojik terapinin önemi de vurgulanmış oluyor. Öykülerde zaman zaman mağdur durumda olan erkekler yer alsa da ağırlığı kadınlar oluşturuyor./Archive/2021/2/6/120454427-kirmizi3.jpgYARDIMI HAYAL DÜNYASINDA ARAMAKPsikolojik seanslarda gündeme gelen sorunların hepsi kadını bir nesne ya da köle olarak gören toksik erkekliğin ürettiği  ataerkil bir sistemin göstergeleri. Dizide  bu sistem sorgulanmasa da,  varlığını her an  her dakika hissediyoruz. Öte yandan psikolojik bakışın sorunların daha derinine inen sosyolojik bir bakışla harmanlanmadığı oranda kısıtlı  kaldığını düşünüyorum.  Buna  Hollanda’da yaşayan bir işçiyle mutsuz bir evlilik sürdüren Boncuk’un öyküsü güzel bir örnek veriyor.  Dizide Boncuk’un şiddet dolu geçmişinin, çocukken yaşadığı travmatik olayların bugünü yaşamasını engellediği gösteriliyor. Boncuk onu  seven, iyileşmesi için elinden  geleni yapan kocasından giderek uzaklaşarak  kendine tıpkı Frederico Fellini’nin Julia ve Hayaletler, Ruhların Giuletta’sı filminde  Julia’nın yarattığı hayaller gibi gibi  bir hayal dünyası kuruyor.  Kurguladığı paralel dünyada yaşamına eşlik eden üç ermişe, sonra da onun için şarkılar besteleyen sanatçı ruhlu hayali bir sevgiliye sığınıyor. Hayaller giderek öylesine ağır basıyor ki onu gerçeklerden kopararak ölüme kadar  sürüklüyor. Özellikle bu öyküde sorunların kökenini sadece geçmişte arayan psikolojik yorumun  iyice yetersiz kaldığını düşünüyorum.  Hollanda’da yaşadığı ülkenin dilini bile öğrenmeden son derecede izole ve tekdüze bir yaşam sürdüren  Boncuk’un bunalımı geçmişteki olaylar kadar bugün yaşadıklarıyla da ilgili. Sonuçta kocası ona kötü davranmasa da Hollanda’da hapis bir yaşam sürüyor. Buna benzer bir sorunu  Tevfik Başer yıllar önce  Kırkmetrekare Almanya filminde  okuma yazma bile bilmeyen bir köylü kadının hapis yaşamında göstermişti.  Boncuk dil öğrense, bir meslek edinse, kendini geliştirebilecek ve ona yaşam enerjisi katabilecek bir şeyler keşfedebilse, belki de ona hiçbir şey katmayan kocasından ayrılma cesaretini gösterebilse  çok şey değişebilir. Onu öldüren   geçmişin hayaletlerinden çok evliliğinde yaşadığı bu çıkmaz oluşturuyor. Bu çıkmaz kendine güvenmesini ve yaşama sarılmasını engelliyor. Bu nedenle de  yardımı  gerçeklerde değil de hayal dünyasında yarattığı  ermişlerde ya da  onu kurtaracak bir prenste arıyor.  Bu sorunun dizide  yeterince işlenmemesini, sözgelimi psikoloğun geleceğe yönelik alternatif olasılıklarını hiç gündeme getirememesini büyük bir eksiklik olarak gördüm.  Dizinin bundan sonraki bölümlerinde çözüm odaklı bir arayış çerçevesinde  geçmiş bugün ve yarın  arasındaki bağlantıların  çıkarılması çok anlamlı olabilirdi. Öte yandan doğrudan toksik erkekliği mercek altına alan öykülere de daha çok yer verilmesi,  eril şiddetin doğuştan gelen bir özellik değil de öğrenilmiş  bir şiddet olduğunun gösterilmesi diziye bir ağırlık kazandırabilirdi.  Bakalım Kırmızı Oda  ilerleyen bölümlerde de   diğer dizilerden farklı olma ayrıcalığını koruyabilecek mi? Zehra İpşiroğlu

AvukatÇakmak’tan SADAT’a suçduyurusu

Avukat Çakmak’tan SADAT’a suç duyurusu Avukat İsmail Sami Çakmak, resmi sitesinden suikast ve gayri nizami harp eğitimi verdiğini ve İslam ülkeleri arasında savunma işbirliği oluşturmayı hedeflediğini duyuran, eski Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı Adnan Tanrıverdi’nin kurduğu özel güvenlik şirketi SADAT hakkında, “Anayasayı ortadan kaldırmaya çalışmak” “yasa dışı örgüt kurmak” ve “kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi” gerekçesiyle suç duyurusunda bulundu. Çakmak, gazetemizin “SADAT’tan gladyo eğitimi” ve “Suikast eğitimi veren SADAT’tan yeni açıklama: Gayri nizami harp eğitimi verebiliriz” başlıklarıyla gündeme getirdiği SADAT hakkında, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusnda bulundu. Çakmak savcılığa ilettiği dilekçede, Tanrıverdi’nin kurduğu güvenlik şirketinin resmi sitesinden yaptığı duyuruda, suikast ve gayri niazami harp eğitimi verdiğini belirtti. Çakmak, şirketin amacını “İslam ülkeleri arasında savunma işbirliği ortamı oluşturmak” olarak ilan ettiğine dikkat çekti. Tanrıverdi’nin eski Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı olduğunu ve İslâm Birliği’nin Kongresi’nde yaptığı konuşmada, “Mehdi gelecek. Ortamı buna göre hazırlamalıyız” dediğini anımsatan Çakmak, Tanrıverdi hakkında şikayetçi olduğunu söyledi. Buna karşılık Tanrıverdi’nin sözleri nedeniyle soruşturma açılmasına gerek görülmediği kararı alındığını belirten Çakmak, “İşlendiğini iddia ettiğimiz suçunun yaptırımsız kalmasından cesaret alan şikayetli, 2021 yılının Ocak ayında yeniden aynı suçları işleyerek kamuoyunun önüne çıkmış bulunmaktadır” dedi.  ‘Şirket değil suç örgütü’“Şikayetli amaçlarını gerçekleştirmek için kanuna karşı hilenin tüm ustalık ve inceliklerini kullanarak SADAT adı altında bir şirket kurmuştur” diyen Çakmak, “Bu şirket bir A.Ş değil, yasa dışı bir suç örgütüdür. Şirket kisvesiyle kurulmuş ve sunulmuştur” ifadelerini kullandı. Şirketin Türk Ticaret Kanunu’na aykırı olduğunu belirten Çakmak, “Kanuna göre, Anonim Şirket kanunen yasak olmayan her türlü iktisadi amaç ve konular için kurulabilir. Anonim şirketlerin unvanında, şirketin iştigal mevzu ile ilgili bir kelimenin kayıtlı olması gerekir ki böyle bir kayıt yoktur. SADAT, ‘Peygamber soyundan gelenler, şehitler’ anlamında bir kelimedir. Böyle bir şirket kurulamaz” dedi. SADAT’ın Anayasa’nın birçok hükmüne aykırı olduğunu aktaran Çakmak, güvenlik sorumluluğunun SADAT’ta değil Anayasa’ya bağlı olarak kurulan Milli Güvenlik Kurulu’na ait olduğunu belirtti. Ayrıca Anayasa’ya göre eğemenliğin kayıtsız şartsız milletin olduğunu belirten Çakmak, “Türk milleti egemenliğini Anayasanın koyduğu esaslara göre, yetkili organları eliyle kullanır. Egemenliğin kullanılması hiçbir kişiye zümreye veya sınıfa bırakılamaz” ifadelerini kullandı.  'Eğitim devlet gözetiminde yapılır’Dilekçesinde hiçbir kişi ve kuruluşun kaynağını anayasadan almayan bir devlet yetkisini kullanamayacağını belirten Çakmak, “Eğitim ve öğretim Atatürk ilke ve inklapları doğrultusunda çağdaş bilim ve eğitim esaslarına göre, devletin gözetimi ve denetimi altında yapılır. Bu esaslara aykırı eğitim ve öğretim yerleri açamaz. Söz konusu örgütlenme bütün bu Anayasa hükümlerine aykırıdır” dedi. Çakmak, SADAT hakkında, “Anayasayı ortadan kaldırmaya çalışmak” “yasa dışı örgüt kurmak” ve “kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi” suçlarından işlem yapılmasını istedi.  cumhuriyet.com.tr

Uzmanlar, internetten alınan ilaçlara karşıuyardı

Uzmanlar, internetten alınan ilaçlara karşı uyardı Çanakkale Eczacılar Odası Başkanı Jale Karaata, koronavirüs döneminde internetten satışı artan bitkisel ilaç alımına yönelik vatandaşlar uyardı. Karaata "Yetkililerin bir an önce bu işe dur demeleri gerekiyor. İnsan sağlığı çok önemli. Eczacılar olarak internetten ilaç satışının bir an evvel durdurulmasını istiyoruz" dedi. Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Alper Şener, ise, bu tip ürünleri kullanacak kişilerin eczacılara danışması gerektiğini söyledi. Dünyayı etkisi altına alan koronavirüs salgını nedeniyle uzmanların bağışıklık sistemini güçlü tutma yolundaki uyarıları, vitamin takviyelerine olan talebi artırdı. Salgın döneminde internet üzerinden vatandaşların bitkisel ilaç alımı da arttı. Uzmanlar ise, internetten alınan ilaçlarla ilgili uyarıda bulunarak, tıbbi destekleyici ürünlerin doktor gözetimine ve eczacıya danışarak alınması gerektiğini belirtiyor."ÖLÜMLE SONUÇLANAN OLAYLAR YAŞADIK"Çanakkale Eczacılar Odası Başkanı Jale Karaata, ilaçların eczacından alınması ve eczacıya danışılması gerektiğini belirtti. İnternet satışına Türkiye Eczacılar Birliği olarak karşı olduklarını ifade eden Başkan Jale Karaata, "İnternetten satılan ilaçların, dermokozmetiklerin veya bitkisel ürünlerin bir sürü yan etkileri oldu. Ölümle sonuçlanan olaylar yaşadık. Dünya genelinde hızla yayılan bu internet satışına bir an önce dur dememiz gerekiyor. İlaç eczacıdan, eczaneden alınmalıdır. Çünkü biz ilacın eğitimini aldık. Biz eczacılar olarak şunu öneriyoruz. İlaçlar veya ilaç adı altındaki tıbbi destekleyici ürünlerin hepsi doktor kontrolünde eczacı danışmanlığında kullanılmalıdır. Hasta veya vatandaş internetten araştırıyor. Gelip, eczaneden fiyat soruyor. Oradaki fiyatın daha düşük olduğunu görüyor. Ama şunu değerlendirmiyor. Oradaki satılan farma kalitesi, içindeki ilacın etken maddesi, kullanımı, miadı geçen ürünlerin kutuların üstündekilerin tekrardan kutu yapılaraktan piyasaya sürüldüğünü bilmiyor. Eczaneden, eczacıdan ilaç alınması, bitkisel ürünlerin danışılması, vatandaşın sağlığı için son derece önemlidir. Koronavirüs döneminde internetteki satışlar arttı. Güncel olaylarda Covid-19'a iyi geliyor diye aslı astarı olmayan endikasyonlarla ürün tanıtımları yapılıyor. Yetkililerin bir an önce bu işe dur demeleri gerekiyor. İnsan sağlığı çok önemli. Biz öncelikle zarar vermeden bu işi yapmak istiyoruz. Onun için eczacılar olarak internetten ilaç satışının bir an evvel durdurulmasını istiyoruz" dedi."KAŞ YAPARKEN GÖZ ÇIKARMAMAK LAZIM"Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Alper Şener ise tıbbı destek ilaçların özellikle hangi şartlarda üretildiği konusunun sağlık açısında önemli olduğunu belirterek, şunları söyledi:"Aslında bitkisel ürünlere temel olarak da baktığımızda gündelik hayatımızda kullandığımız pek çok ilacın ham maddesi bitkisel kökenli. Ama burada temel problem şu, üretilmiş olan bu ürünlerin hangi şartlarda üretildiği, ayrıştırıldığı, temizlendiği ve etken madde kontrolünün yapıldığıyla ilgili çok temel ciddi hatalar olabilir. Dünya ve dünya genelinde Fitoterapi dediğimiz bitki ve bitkisel ürünlerle tedavi kapsamı içerisinde yaygın olarak kullanım alanı buluyor. Bu tip bitkisel ürünlerin tablet formuna gelmiş dahil olsa, bitkisel ekstrat dahi olsa, kişideki oluşturacağı etkiyi kontrol etmek her zaman mümkün değil. Türkiye‘de çok fazla gündeme gelmiyor ama dünyanın genelinde çok fazla ciddi anlamda toksik hepatit yani karaciğerde istenmeyen ve beklenmeyen hasar bırakma potansiyeli var bu tip ürünlerin ve ilaçların. Dolayısıyla bu işi bilen ya da bu işte sertifikasyondan geçmiş hekimler olabilir ya da ağırlıklı olarak baktığınızda kişisel olarak yandaş bir hastanız varsa; örnek veriyorum şeker hastasısınız şeker regülasyonu amacıyla kullanmak istiyorsunuz bir ürünü duydunuz onu kullanmak istiyorsunuz mutlaka alanınızla ilgili uzman sizi takip eden doktor hekimle birebir iletişime geçerek bu ürünü kullanmakta bir sakınca var mı diye sormak lazım. Çünkü kullanılan ürünlerin ciddi bir kısmı aldığınız ilaçlarla çaprazlaşma yapabilir. Yani yan etki potansiyeli artabilir. Faydadan çok zarar görebilirsiniz. Bunu çok fazla görüyoruz. Kalp yetmezliğinde uygulanan idrar söktürücüler var, idrar söktürücülerle bazı otların ciddi anlamda çaprazlaşması ve yan etkilerinin artması gibi kavramlar söz konusu. Buradaki temel kavram şu olması lazım bu tip ürünlerde tabi ki bu ürünler var insanlar bu ürünlere başvuruyor. Hekim gruplarından bu alanın eğitimini alan kişiler bu ürünleri kullanmaya yönelik sağlık hizmeti veriyorlar. Kaş yaparken göz çıkarmamak lazım.""İNSANLAR BU İŞİN UCUZ TEMİNİNE GİDİYOR"Bu tip ürünlerin aktarlar gibi rastgele alınabilecek alanlarda olmaması gerektiğini kaydeden Prof. Dr. Alper Şener, "Çünkü bu ürünler her halükarda yine eczane ve eczacı kontrolünde, raf ömrü takibi özellikle ve saklanma koşullarının takibi çok önemlidir. Bazen bu tip ürünler ilaçlardan daha hassas olabiliyor, raf ömrü, saklanma koşullarına nem, rutubet ve ısı dereceleri açısından. Özellikle bu tip ürünleri kullanacaksanız, eczane ve eczacılarınızla irtibata geçerek yani genel tababet bilgisi olan birisine danışarak kullanılması gerekiyor. Sonuç olarak bunlar aslında ilaç değiller. Bunlar içerisindeki stabilizasyonunu sağlayacak koruyacak maddeler minimumda tutuluyor. Etkiyi potansiyelize etmek artırmak amacıyla. Çok sağlıklı olduğunu düşünmüyorum. Dünyanın genelinde satış var ama genelinde bu tip satışlar var ama genelde insanlar bu işin ucuz teminine gidiyor. Daha ucuz elde etme yoluna gidiyor. Türk insanında bildiği genel bir yaklaşım var ‘ucuz etin yahnisi yavan olur’ misali dikkat etmek gerekiyor. Kaş yaparken göz çıkarmamak lazım, bu tip ürünler beklenmedik etkiye sebep olabilir" dedi. DHA

Apple'ın ilk bilgisayarı10 milyon 658 TL'ye satışaçıkarıldı

Apple'ın ilk bilgisayarı 10 milyon 658 TL'ye satışa çıkarıldı Teknoloji firması Apple şirketinin ilk bilgisayarı Apple-I, E-bay üzerinden 1.1 milyon sterline (10 milyon 658 bin lira) satışa çıkarıldı.Satışa çıkarılan bilgisayarın hala çalışan altı bilgisayarından biri olduğu belirtildi. /Archive%5C2021%5C2%5C6%5C113924434-applein-ilk-bilgisayari-10-milyon-658-tlye-satisa-cikarildi_2.jpgTeknoloji firması Apple’ın ürettiği ilk bilgisayar modeli ‘Apple-1’ alışveriş sitesi eBay üzerinden, sahibi Krishna Blake tarafından el kitapları ve kaset arayüzü ile birlikte 1.1 milyon sterline satışa çıkarıldı.  /Archive/2021/2/6/113923965-applein-ilk-bilgisayari-10-milyon-658-tlye-satisa-cikarildi_1.jpgŞuanki fiyatının piyasaya sürüldüğü 1976'daki orijinal fiyatından yaklaşık 2 bin 250 kat daha fazla olan bilgisayarı 1978'de satın alan Blake 'Apple-1' şirketin kurucu ortakları Steve Jobs ve Steve Wozniak tarafından Apple adı altında geliştirildi. /Archive%5C2021%5C2%5C6%5C113924575-applein-ilk-bilgisayari-10-milyon-658-tlye-satisa-cikarildi_3.jpgBilgisayarın 1976'da piyasaya sürülen ilk ürün olduğu ifade edilirken, toplamda üretilen 200 Apple-1’den 175'inin satıldığı ve her birinin 666 dolar satışa çıkarıldığı kaydedildi. DHA

ABD'de Super Bowl için nefesler tutuldu

ABD'de Super Bowl için nefesler tutuldu Amerikan Futbolu Ligi'nin 55'inci Super Bowl'unda, maçın ev sahibi Tampa Bay Buccaneers ile geçen yılın şampiyonu Kansas City Chiefs karşılaşacak. ABD'de yıl boyunca sabırsızlıkla beklenen Amerikan Futbolu Ligi'nin (NFL) şampiyonluk mücadelesi Super Bowl için nefesler tutuldu.ABD'nin en çok izlenen organizasyonu olan ve bu yıl 55'incisi düzenlenecek Super Bowl, pazarı pazartesiye bağlayan gece TSİ 02.30'da Florida eyaletinin Tampa kentindeki Raymond James Stadı'nda oynanacak.Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) nedeniyle normal sezonda statlara kısıtlı sayıda seyirci alınırken ve bazı müsabakalar karantina protokolleri nedeniyle ertelenirken, final maçında da tribünler ancak 3'te 1 oranında dolu olacak.Kurallar gereğince 65 bin 618 kapasiteli Raymond James Stadı'nda 14 bin 500 biletli taraftarın yanı sıra NFL'in davet ettiği 7 bin 500 aşı olmuş sağlık çalışanı tribünlerden karşılaşmayı izleyecek.Bu yılki müsabakanın hakem kadrosunda yer alan ve 2015'ten bu yana ligde düdük çalan Sarah Thomas, Super Bowl tarihinde görev alan ilk kadın hakem olacak.Super Bowl tarihinde ilk defa mücadele edecek bir takımın ev sahipliğini de yapacağı final karşılaşmasının merakla beklenen devre arası gösterisinde ise Kanadalı sanatçı The Weeknd sahne alacak.Bu yılki müsabakada Ulusal Futbol Konferansı (NFC) şampiyonu Tampa Bay Buccaneers ile Amerikan Futbol Konferansı (AFC) şampiyonu Kansas City Chiefs kozlarını paylaşacak.Normal sezonda 14 galibiyet ve 2 yenilgi alan ve geçen yılın şampiyonu olan Chiefs, 2004 ve 2005 yıllarında art arda şampiyon olan New England Patriots'ın ardından yeniden üst üste Super Bowl'u kazanan takım olmak için sahaya çıkacak.Patriots ile 20 yıl içinde Super Bowl'da 6 galibiyet ve 3 yenilgi alan, ancak geçen yıl Buccaneers'e geçen Tom Brady ise final maçında 10'uncu kez yer alarak kendi rekorunu yenileyecek.Normal sezonu 11 galibiyet ve 5 yenilgi ile tamamlayan, ancak playofflar dahil olmak üzere 7 maçlık galibiyet serisi yakalayan Buccaneers, son yenilgisini 30 Kasım'da 27-24 skorla Chief'e karşı almıştı.Buccaneers, en son 2003'te kazandığı Super Bowl'un ardından yeniden Vince Lombardi kupasını kaldırmak için deneyimli oyun kurucusu Brady'e güveniyor.GENÇ YETENEK YAŞLI KURTA KARŞINFL tarihinin en başarılı oyun kurucusu olan 43 yaşındaki Brady'nin 6 Super Bowl şampiyonluğu ve 4 Super Bowl "En Değerli Oyuncu" (MVP) rekorlarının yanı sıra, 3 tane de lig MVP ödülü bulunuyor.21 yıllık kariyeri boyuncu 2 kere "Yılın En İyi Hücum Oyuncusu" ödülüne layık görülen Brady, NFL'de 4 sezon "sayı" (touchdown) ve 3 sezon da "en çok pas mesafesi" (passing yards) lideri olmuştu.2000 yılındaki NFL Draft'ında 199'uncu sırada Patriots tarafından seçilen Brady, 2002-2005 arasında Patriots'a 4 yılda 3 şampiyonluk, 2015-2019 arasında da 5 yılda 3 şampiyonluk daha kazandırmıştı.Bu yılki maç ile son 7 yılda 5'inci kez Super Bowl'da oynayacak Brady'nin karşısında ise Chiefs'in yetenekli ve genç oyun kurucusu Patrick Mahomes dikkati çekiyor.Geçen yıl Chiefs'i Super Bowl zaferine taşıyan 24 yaşındaki Mahomes, NFL tarihinde bunu başaran en genç ikinci oyun kurucu olmuştu.Ayrıca, Mahomes, geçen yıl Super Bowl'da MVP ödülüne layık görülürken, NFL tarihinde bu ödülü alan en genç oyuncu olma başarısını elde etmişti.2018'de lig MVP'si ve "Yılın En İyi Hücum Oyuncusu" ödüllerine layık görülen Mahomes, söz konusu sezon "en çok pas sayısı" (passing touchdowns) lideri olmuştu.NFL'in bu yılki normal sezonunda oyun kurucular arasında toplam 4 bin 740 yardlık pasla Mahomes 2'nci sırada yer alırken, Brady ise toplam 4 bin 633 yardlık pasla 3'üncü sırada geldi.Normal sezonda Chiefs takımı toplam 6 bin 653 yard kaydederek bu alanda lider olurken, Buccaneers takımı ise toplam 6 bin 145 yardla 7'nci sırada kaldı. AA

Prof. Dr. Mehmet Gökoğlu, bu fotoğrafa isyan etti: "Yazıktır, günahtır, kaynaklar sonsuz değildir"

Prof. Dr. Mehmet Gökoğlu, bu fotoğrafa isyan etti: "Yazıktır, günahtır, kaynaklar sonsuz değildir" Antalya'da balıkçılar tarafından Türkiye'de avlanması yasak olan nesli tükenme tehlikesindeki melek balığının yakalanmasına tepki gösteren Akdeniz Üniversitesi (AÜ) Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Gökoğlu, "Yazıktır, günahtır, kaynaklar sonsuz değildir. Biz o canlıda hangi gizemin olduğunu daha bilmiyoruz. Bunları bizden sonraki nesiller çözecek. Ölmek nedir, öldürmek nedir? Bu canlı yaşasaydı kime zarar verirdi ki. Balıkçı kardeşim senin suçun yok, suç bizde, biz bilgilendiremedik sizleri" dedi. Antalya'da balıkçılar tarafından Uluslararası Doğayı Koruma Birliği (IUCN) kırmızı listesinde (CE) nesli kritik seviyede azalan tür olarak belirlenen melek balığı yakalandı. Akdeniz Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Gökoğlu, balıkçı teknesinde keler olarak da bilinen balığın öldürüldükten sonra çekilen fotoğrafına tepkisini sosyal medya hesabından dile getirdi. Fotoğrafı gördüğünde çok üzüldüğünü anlatan Prof. Dr. Mehmet Gökoğlu, melek balığının Avrupa ülkelerinde avlanılması, teknede bulundurulması ve karaya çıkarılmasının yasak olduğunu vurguladı. Türkiye'de avlanılmasının yasak olan melek balığının çok yavru yapmayan bir tür olduğunu ve 10-15 aralığında yavruladığına dikkati çeken Prof. Dr. Mehmet Gökoğlu, balığın iki üç yılda bir yavrulayabildiğini dille getirdi."SUÇ BALIKÇILARDA DEĞİL"Balığın deniz dibinde zararsız bir tür olduğunu aktaran Prof. Dr. Mehmet Gökoğlu, balıkçıların bilgilendirilmesi gerektiğini söyledi. Prof. Dr. Mehmet Gökoğlu, balığın öldürülmesine üzüntüsünü şu sözlerle dile getirdi:"Değerli dostlar, fotoğrafta gördüğünüz tür, keler balığı. Yabancı kaynaklarda melek balığı olarak geçer. Fotoğraf bugün geldi bana. Fotoğrafı görünce çok üzüldüm. Çünkü bu balıklar IUCN'nin kırmızı listesinde, (CE) nesli kritik seviyede azalan türler. Avrupa ülkelerinde avlanılması, teknede bulundurulması karaya çıkarılması yasak. Ülkemizde de avlanılması yasak türler içerisinde. Eskiden yakalanırdı ancak trol ağları bitirdi kıyılarımızda. Balıkçılarımız bilmiyor, bilmeden de avlıyor. Bu balıklar çok yavru yapmaz, 10-15 yavru yapar. Yumurta anne karnında gelişir, doğum gibi dünyaya gelir. İki, üç yılda bir yavru verirler. Dipte yatan zararsız balıklardır. Balıkçılarımızı eğitmemiz bilgilendirmemizin zamanı geldi. Bakanlığın bu konuda girişimde bulunması gerekiyor. Ceza keserek değil, balıkçıyı eğiterek, bilgilendirerek denizleri korumalıyız. Çocuklarımız nesli yok olmuş balığın fotoğrafını değil, kendini görmeli. Balıkçımız balığı yakaladığı zaman öldürmeden, incitmeden doğal ortamına tekrar bırakmalı. Yazıktır, günahtır, kaynaklar sonsuz değildir. Tükenir. Biz o canlıda hangi gizemin olduğunu daha bilmiyoruz. Bunları bizden sonraki nesiller çözecek. Ölmek nedir, öldürmek nedir? Bu canlı yaşasaydı kime zarar verirdi ki. Balıkçı kardeşim senin suçun yok, suç bizde, biz bilgilendiremedik sizleri"/Archive/2021/2/6/114223167-profesoru-isyan-ettiren-fotograf_1.jpg DHA

Phoebe Bridgers: "Marilyn Manson bana evinde 'tecavüz odası' olduğunu söyledi"

Phoebe Bridgers: "Marilyn Manson bana evinde 'tecavüz odası' olduğunu söyledi" Eski nişanlisi Evan Rachel Wood tarafindan cinsel tacizle suclanan Marilyn Manson hakkinda yeni bir iddia ortaya atıldı. Sputnik'in aktardığına göre, Marilyn Manson'ın evinde bir tecavüz odası olduğunu iddia eden 26 yaşındaki şarkıcı Phoebe Bridgers, bir gün arkadaşlarıyla birlikte rock yıldızının evini ziyaret ettiğini ve Manson'un kendisine odadan bahsettiğini söyledi.Bridgers, "o zamanlar bunun sadece korkunç bir mizah anlayışından ibaret olduğunu düşündüm" dedi.Bridgers , "Şirket biliyordu, yönetim biliyordu, grubumuz biliyordu. Şimdi kendi aralarında uzlaşıp şok olmuş ve dehşete düşmüş gibi davranacaklar. Ne kadar acınası bir durum" ifadelerini kullandı.1 Şubat'ta eski nişanlısı aktris Evan Rachel Wood da Instagram hesabında, Manson tarafından yıllarca korkunç bir şekilde taciz edildiğini iddia ettiği bir paylaşım yapmıştı.Wood, savcılığa yaptığı suç duyurusunun belgesini de bugün yine Instagram hesabında takipçileriyle paylaştı./Archive/2021/2/6/111930305-1.pngManson ise iddialara yanıt olarak Instagram hesabında yaptığı paylaşımda, "Açıkçası, sanatım ve hayatım uzun zamandır tartışmaların odağı haline geldi ancak benimle ilgili bu son iddialar gerçekliğin korkunç çarpıtmaları" açıklamasında bulundu./Archive/2021/2/6/111951555-2.pngManson'ın eski eşi Dita von Teese de dün konuya ilişkin olarak bir Instagram gönderisinde açıklama yaptmıştı. 2005 yılında Manson ile evlendiğini fakat Manson'ı sadakatsizlik ve uyuşturucu bağımlılığı nedeniyle terk ettiğini söyleyen von Teese, "Lütfen son günlerde kamuoyuna Manson hakkında açıklanan detayların Manson'la olan yedi yıllık kişisel deneyimlerime uymadığını bilin. Öyle olsaydı eğer onunla Aralık 2005'te evlenmezdim" dedi. cumhuriyet.com.tr

Aşıolduktan sonra da Covid 19'u bulaştırabilir misiniz?

Aşı olduktan sonra da Covid 19'u bulaştırabilir misiniz? Mevcut Covid 19 aşılarının, virüs kapmayı tamamen engelleyeceğine dair bir kanıt henüz bulunmuyor. Bu durumun toplum bağışıklığı hedefi üzerinde de bazı sonuçları olacak. Getty ImagesBağışıklık sonrası Covid 19'u halen bulaştırabilir misiniz?17 Haziran 2009'da, 11 yaşında bir çocuk İngiltere'den ABD'ye geri döndü. Beraberinde de istemeden bir şey getirdi. O haftanın sonunda, New York eyaletinin Sullivan kentinde, bir dini eğitime katıldığı sırada, tükürük bezlerinde şişme oluştu. Çocuk bir solunum hastalığı olan, kabakulak geçiriyordu.Bu arada katıldığı dini eğitim devam etti. 400 çocuk, Hasidik Yahudilerin, chavrusa adını verdikleri bir dini eğitime katılıyordu. Bu eğitim sırasında, saatlerce bir arada yüz yüze temas halindelerdi ve Talmud çalışıyorlardı. Program sonlandığında aralarından 22 çocuk ve 3 yetişkin daha enfekte olmuştu.Çocuklar evlerine döndüler ve virüs Brooklyn ve Rockland şehirlerinde Hasidik Yahudi toplulukları arasında yayıldı. Bir yıl süren salgın süresince toplamda en az 3 bin 502 kişi hastalık geçirdi.Bilim insanları, bu salgını incelediklerinde, karşılıklı, yakın mesafeli oturarak yapılan chavrusa adı verilen eğitim modelinin, "kabakulak virüsünün yayılmasında özellikle etkili olduğunu" değerlendirdiler. Daha da ilginç olan ise; süper bulaştırıcı konumundaki çocuğun daha önce kabakulak aşısı olmuş olmasıydı. Büyük ihtimalle, tıpkı aşılanmış diğer çocuklar gibi bir miktar bağışıklığı vardı ve bu nedenle de hastalığı hafif atlattı ancak yine de virüsü diğerlerine bulaştırabildi.Aslında birçok aşı, bulaşma ve bulaştırma söz konusu olduğunda tamamen koruma sağlamıyor. Bu nedenle, aşı olan insanlar bile farkında olmadan virüs taşıyabilir ve ulaştırabilir. Ve yukarıdaki örnekte olduğu gibi salgın başlatabilir.'Etkili bağışıklık', 'Sterilize Bağışıklık'Getty ImagesToplum bağışıklığı, virüsün etkisinin hayatı etkilemeyecek hale gelmesi anlamına geliyorAşı yoluyla iki tür bağışıklık elde edilebilir. Bunlardan birine etkin bağışıklık deniyor. Bu bağışıklık türünde, patojenin (hastalığa neden olan organizma) ciddi bir hastalık üretmesi engellense de, vücuda girmesi ya da kendini kopyalaması önlenemiyor. Sterilize bağışıklıkta ise enfeksiyon tamamen engelleniyor. Bazı durumlarda asemptomatik vakalar bile önleniyor. İkinci bağışıklık türü, aşı ile ilgilenen tüm bilim insanlarının amacı ama sürpriz bir şekilde çok sınırlı şekilde başarılabildi.Örneğin menenjit hastalığı. Neisseria meningitidis isimli bakterinin neden olduğu türünde etkili olan onlarca aşı bulunuyor. ABD'de, MCV4, MPSV4 ve MenB aşıları vakaların yüzde 85 - 90'unda etkili oluyor. Ancak bazı türlerinde aşıya karşın bakterinin taşındığı tespit edildi.Bakteri, burunda veya boğazın arkasında saklanabiliyor. Bu bakteriler, aksırma, öksürme, öpüşme ve hatta sigara paylaşımı sırasında bulaştırılabiliyor.Boğmaca, hepatit B, kabakulak, ve çok yaygın olmasa da grip virüsü için de bu bulaştırma durumu, aşıya karşın görülebiliyor. Buna karşın, tüm bu bağışıklık türlerinden, hastalığın ciddi semptomlar ile oluşması engelleniyor.Sterilize bağışıklık nasıl gerçekleşiyor?Getty ImagesEtkin bağışıklık genellikle B ve T adındaki kan hücreleri ile antikorların birlikteliği ile oluşuyor. Sterilize bağışıklıkta ise genellikle antikorlar devrede oluyor. Özellikle de etkisizleştiren antikor türü. Bu tür antikorlar, patojenin dış yüzeyine yapışarak, hedef hücreleri etkilemelerini engelliyor. Burun, boğaz ve ciğerlerdeki hücreler gibi.Covid-19'da, etkisizleştiren antikorlar, virüsü, hücrelere girmekte kullandığı yüzey dikenlerinden (bir protein) tanıyor. Sterilize bağışıklık elde etmek için, bu antikor türünden, virüs partiküllerinin vücuda girmesini engelleyecek kadar ortaya çıkarılması gerekiyor.Covid 19 aşısı nasıl bir bağışıklık ortaya çıkarıyor?Getty ImagesCovid rakamları, sınırlamalar nedeniyle mi aşı nedeniyle mi azalıyor?Nottingham Üniversitesinden epidemolojist Keith Neal bu soruya kısa bir yanıt veriyor: "Bilmiyoruz, çünkü aşılar daha çok yeni kullanıma girdi."Şu an kullanımda olan aşılar, öncelikli olarak bulaşmayı önleme noktasında değerlendirilmiş değil. Bu şu anda ikinci planda. Birinci sırada, semptom oluşması noktasındaki etkinlikleri geliyor. Londra'daki Imperial College'tan Profesör Danny Altmann, "Bu, hedeflerimizi daha pragmatik olarak belirlediğimiz anlamına geliyor" diyor.Bilim insanları, bir seneyi aşkın süredir inceledikleri salgında, hastalığı doğal yollardan kapan kişilerin de yeniden hasta olabildiklerini biliyor. İngiltere'de yürütülen bir araştırmaya göre, antikor oluşumunun gözlendiği yüzde 17'lik bir kesimin ikinci kez virüsü kaptığını ortaya koydu. Bu kişilerin yüzde 66'sı hastalık belirtisi göstermedi ama şu anda biliniyor ki, asemptomatik vakalar da virüs taşıyıcısı olabiliyor.Neyseki olumlu gelişmeler de var.Aşılarla ilgili erken çalışmalar, tamamen ortadan kaldırmasalar da bulaştırma üzerinde etkili olduğunu ortaya koyuyor.Aşının büyük kitleler üzerinde uygulandığı İngiltere'de, aşının bulaşıcılık üzerindeki etkisi konusunda araştırmalar yapılmaya başlandı. Bakım evleri gibi salgının çok fazla ölüme neden olduğu yerlerden gelecek veriler bu noktada işaret verebilir.Ancak Profesör Neal, İngiltere özelinde problemli bir durumun altını çiziyor; "Burada şu anda iki faktör devrede; sınırlamalar ve aşı. Şu anki veriler üzerinde hangisinin etkili olduğunu ayırmak güç." diyor.Şu anda mevcut aşıların bulaştırmayı durdurma üzerindeki etkisi hakkında bilinenler şunlar. (Ama hemen belirtelim, aşağıdaki bilgilere, söz konusu aşıların semptom önleme veya insanları hastalıktan koruma noktasındaki verileri eklenmedi.)Getty ImagesOxford-AstraZenecaTemmuz ayında, insanlarla benzer bir ciğer fizyolojisi olan makak maymunları üzerinde yapılan araştırmanın umut veren sonuçları oldu. Aşı, maymunların ciddi hasta olmaları önledi. Ve fakat Covid 19'u kapmalarını engelleyemedi.Aşılanmış maymunların da tıpkı aşılanmamış olanlar kadar virüsü kapabildikleri görüldü. Ancak aşı sayesinde ciğerlerinde viral partiküller daha az tespit edildi.Araştırmanın sonuç yazısını kaleme alan bilim insanları, bulaşıcılığı engelleyemese de, aşının, "hastalığa dönüşme oranını dikkat çekici şekilde azalttığını" açıkladı.Bu maymunlar üzerinde yapılan deneylerdi.İnsanlar üzerinde yapılan üçüncü faz çalışmalarına doğru biraz hızlanalım.Bu aşamada, alışıldık olanın dışında, placebo ve yeni aşı verilen gönüllülerden, asemptomatik vakaların tespiti için her hafta koronavirüs testi de yapmaları istendi.Ocak ayında açıklanan sonuçlara göre, aşıyı önce yarım doz alan sonra da tam doz alan grupta yüzde 59 oranında enfeksiyonun önlendiği görüldü. Aşıyı iki tam doz alanlarda ise bu oran 4 puan düştü.1 Şubat tarihinde ön rapor olarak açıklanan araştırmaya göre ise, bir tam doz verilen kişilerde, virüs tespit edilebilir vaka oranı yüzde 67 azaldı. Bunun da bulaştırma üzerinde ciddi etkisi olacağını gösterdiği değerlendirildi.Getty ImagesSağlık çalışanları en erken aşılanan gruplar arasındaPfizer-BioNTechPfizer-BioNTech aşısının, insanların koronavirüs kapmasını engelleyip engellemediği üzerinde kesin bir kanıt bulunmuyor. Ama bazı erken işaretler olumlu.Pfizer CEO'su Albert Bourla, Ocak ayı başında yaptığı açıklamada, maymun deneylerinde virüs transferi noktasında da ciddi bir koruma sağlandığını söyledi. Ancak bu veriler henüz insanlar üzerinde elde edilmiş değil.İsrail'de sağlık çalışanlarından oluşan 102 kişilik bir grup üzerinde yapılan araştırmaya göre, iki doz aşı yapılanların yalnızca ikisinde düşük antikor tespit edildi. Yüzde 98'lik kesimde, Covid 19 kapan ve atlatan kişilerden daha fazla antikor gözlendi.İsrail Sağlık Bakanlığı tarafından, yapılan bir araştırmaya göre, aşılandıktan bir hafta sonra, 715,425 kişiden yalnızca 317'sinin koronavirüs testi pozitif çıktı. Ancak yine de bu veriler konusunda dikkatli olmak gerekiyor; veriler üzerinde sınırlamaların ne denli etkili olduğu bilinmiyor. Bu aşılanmayan bir grup da içeren klinik bir araştırma değildi.Araştırmayı yayınlayanlar, bu sonucun, taşıyıcılık ve virüs transferi noktasında da BioNTech aşısının önleyici olduğunu ortaya koyduğunu savundu. Ancak bu sonucun, tıp dünyasındaki uzmanlar tarafından değerlendirilmesi önemli.Getty ImagesIsrail nüfusunun en büyük kesimini aşılayan ülke konumundaModernaModerna aşısının test aşamasında, virüs transferi konusunda değerlendirme yapılmamış olsa da, gönüllülere, birinci ve ikinci aşılar öncesi Covid 19 enfeksiyon testi yapıldı. Bunun anlamı, gruplar arasında enfeksiyon oranlarının karşılaştırılabileceğiydi. İlk aşıyı olanlar arasında 14 kişinin koronavirüs testi pozitif çıktı, placebo verilenler arasında ise bu rakam 38'di.Bu verinin, birinci aşı sonrasında asemptomatik vakaların üçte ikisini önleyebildiğini ortaya koyduğu belirtiliyor.Getty ImagesNovavaxBu aşıya, henüz dünyanın herhangi bir yerinde kullanım onayı verilmedi. Ve tıpkı diğer aşılar gibi, enfeksiyonu ve virüs transferini önleme noktasında kapsamlı bir veri göstermiş değil.Ancak geçen yılın Kasım ayında elde edilen bazı veriler, bilim insanlarını heyecanlandırıyor.Şirket, makak maymunları üzerinde yapılan araştırmalarda, yüksek doz verilmesi durumunda, virüs transferinin tam olarak engellendiği sonucunun elde edildiğini açıkladı.Bu, Novavax aşısını, pirimatlar arasında, asemptomatik virüs transferini de önleyen elit bir aşı grubu arasına sokuyor. Bu sonuç önemli çünkü, makak maymunları ile insanların benzer bir solunum fizyolojisi bulunuyor.Bilim insanları, aşının insanlar üzerinde de sterilize bağışıklık etkisi olup olmadığını araştıracak.Getty ImagesNovavax halen onaylanmış değil.Toplum bağışıklığıAşılamanın toplum bağışıklığı üzerinde de büyük bir etkisi bulunuyor. Bilim insanları halen toplum bağışıklığı için gerekli olan sınırı tespit etmiş değil. Ancak aşıların tamamen virüs transferini sonlandırmaması halinde, aşının uygulanacağı kişi sayısının artacağı biliniyor.Toplum bağışıklığı, yeterince insanın bağışıklık kazanması ile oluşan duruma deniyor.ReutersHenüz kesin olmasa da, bir araştırmaya göre virüs transferinin bitmesi ve toplum bağışıklığı kazanılması için nüfusun yüzde 60 ila 72'sinin aşı olması gerekli.Ancak aşının etkinliği yüzde 80 seviyesinde olursa, bu toplumun yüzde 75 ile 90'ının aşılanması anlamına geliyor.İngiltere gelecek Eylül ayına kadar, ülke nüfusunun yüzde 75'ine denk gelen, tüm yetişkin nüfusunu aşılamayı amaçlıyor.Çok sayıda bilim insanı, virüsü tamamen ortadan kaldırmanın değil, insandan insana bulaşmasını azaltma amacının güdülmesi gerektiğini söylüyor. BBC Türkçe

Üsküdar'da 5 katlıbinada yangın, kendilerini sokağa attılar

Üsküdar'da 5 katlı binada yangın, kendilerini sokağa attılar Üsküdar'da 5 katlı binanın en üst katında çıkan yangın korku ve paniğe neden oldu. Binadakiler yoğun duman nedeniyle kendilerini dışarı atarken, yangın itfaiye ekipleri tarafından söndürüldü. Yangında ölen ya da yaralanan olmazken, dairede hasar oluştu. Üsküdar, Selami Ali Mahallesi, Cumhuriyet Caddesi'nde bulunan 5 katlı binanın en üst katında saat 10.15 sıralarında bilinmeyen bir nedenle yangın çıktı. Dairede yaşayanlar kendi imkanlarıyla dışarı çıkmayı başardı. Alevleri gören vatandaşlar itfaiye ve sağlık ekiplerine haber verdi. Polis ekipleri de çevrede güvenlik önlemi aldı.Alevler ve yoğun duman nedeniyle binada yaşayanlar büyük korku ve panikle dışarı çıktı. Bazı bina sakinlerinin ağladığı görülürken, bazılarının evcil hayvanlarını da dışarı alarak çıktığı görüldü. Yangın çıkan dairenin alt katında yaşayan yaşlı bir vatandaş balkona çıkarak yardım istedi./Archive/2021/2/6/122254314-35b3f45aee6ef9f764393cfe7abe7627.jpgYangın itfaiye ekiplerinin zamanında müdahalesiyle büyümeden söndürüldü. Yangında ölen ya da yaralanan olmazken, dairede hasar oluştu./Archive/2021/2/6/122529173-faf9052dce5e03c38cedadd903ab14d2.jpgBir bina sakini, "Dışarı çıkın dediler. Büyük korku ile kendimizi dışarı attık. Binada kimse kalmadı" dedi. Küçük bir çocuk "Çok korktum. Yangın var deyince dışarı çıktık" diye konuştu. DHA




Gallery

İnternet Nasıl Çalışır

Newsletter